30.04.2019 / Deneme

“Şükürler olsun bizi bu aya yetiştirene..” diyenlerle “bu sene de Ağustos sıcağına denk geliyor!” diyenleri düpedüz ayıran ve  imanla yaşayanlarla, sözleriyle iman edenlerin arasındaki farkı ortaya çıkaran mübarek Ramazan ayı..

Gençliğin verdiği canlılıkla, açlık konusunda sıkıntı çekmemekle birlikte, nefsanî duygularımla büyük bir çatışmaya giriştiğim bu ay içerisinde, Rabbimizin bize bir nimet olarak sunduğu oruç ibadeti, acaba gençler için ne ifade ediyor diye bir sormak istedim.

ramazan oruç

“Şükür, bereket, fakirleri anlama (empati)” gibi anahtar kelimeleri sıkça duymakla birlikte, kimi arkadaşlardan da farklı bakış açıları yakalayarak aydınlandım. Mesela bir tanesi “Oruç var ya, en güzel ay şaka maka. Yemek yemenin bir zevki oluyor.” diyor. Orucu ay olarak algılamasını geçtim, bu zamana kadar tekdüzeleştirdiğimiz yemek kültürümüzü nasıl canlandırdığını çok güzel açıklıyor. Açlığın ne demek olduğunu öğrendiğini söyleyen tombalak bir vatandaş da, saatler geçtikçe bunu çok daha iyi kavradığını söyleyip, “açların halinden anlamayı” kavramsallaştırıp, açlık çekenin halinden anlamak yerine, bunun felsefesini yapmanın daha iyi bir sonuç getireceği kanaatince gülümsüyor.

Her ne kadar azımsanmayacak derecede, orucun “nefis muhasebesi, pişmanlık, tövbe” gibi kelimeleri çağrıştırdığını ve bu ayı ona göre yaşamayı çalıştığını söyleyenler varsa da, ağzı olan oruç tutuyor, vesselam..