17.05.2019 / Eğitim / Sanat

15. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen Çağatay şiirinin ilk büyük şairi ve kurucusu sayılan Sekkâkî hakkında kısa bir bilgi.

Mâverâünnehr bölgesinde doğmuş fakat şiirleri Semerkand ilinde şöhret bulmuş ve Timurlular’da saray şairliğine yükselmiştir. Kasidelerinin çoğu Timurlu hükümdarlarından Halîl Sultan ve Uluğ Bey ile vezir Arslan Hâce Tarhan’a ithaf edildiği görülmektedir.

Londra’da bulunan British Museum’daki tek nüsha divanında bir münacat, bir na’t, on bir kaside, altmış sekiz gazel bulunmaktadır. Na’t ile üç gazeli, Lutfî’nin divanında da yer almaktadır.

Büyük sûfi Hâce Muhammed Pârsâ’ya ithaf ettiği kasidesinden yola çıkarak tasavvuf ehli olduğunu öne sürenler olsa da, gazellerinde din dışı konuları işlemesi Sekkâkî’nin bir mutasavvıf olmadığını açıkça kanıtlamaktadır.

Çağatay edebî dilini ustalıkla kullanan şairin dilinde yer yer arkaik unsurlara rastlanması, bu dilin oluşumunda büyük katkıları olduğunu göstermektedir. Ayrıca gazellerindeki incelik, dönem şiirlerine büyük zenginlik katmıştır.

çağatay şairi sekkaki

Gazel

Yüzünni körse kılur gül özini yüz pâre

Hoten yazısıda âhû közündin âvâre

Könül şeker bigin agzın körüp adem boldı

Ayıtmadın bir agız ey fakîr hî.

Kâre Belî be renc ü belânı mén ihtiyâr ettim

Özümge işni özüm kıldım emdi ne çâre

Közüm yaşınga nazar kıl könül bolur rûşen

Ey serv-i nâz akar suga kılsa nezzare

Bu yaş katrelerin kör yüzüm üze galtân

Munun bigin yörimes hîç felekte seyyâre

Keçe vü kündüz işim yıglamak küçüm zârî

Gamındın özge kişi yok kaşımda gam-hâre

Közün belâsı bile cânga tegdi Sekkâkî

Dagı ne kılgusı bilmen âhır bu mekkâre

sekkâkî gazel örneği



Bir Yorum Bırak

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.