27.2.2019 / Deneme

Öldürmenin kötü bir şey olduğunu kabul ettikten sonra, öldürdüklerimize yönelik bir kılıfımızın olması kaçınılmazdır.

Yaşanılır bir çevrede oturmanın ilk şartı, o çevrede yaşamı mümkün kılan imkânların mevcut bulunmasıdır. Mevcudiyetin koşulu ise bir şeylerin yok olmasında saklıdır.

doğanın yok olması

Yaşamak veya yaşatmak için öldürmeye dayalı bir düzen vardır. Her nefeste oksijen tüketir insanoğlu ve bununla yetinmez elbet. Yaşamak için oksijen kaynaklarını da öldürmek zorunda hisseder. Ağaçları, doğayı, yeşilin her tonunu hedefine alır daha ilk nefeste.

Bakmayın doğduğunda masum gözüktüğüne. Ölene kadar tüketebildiği kadar tüketecektir edindiği her şeyi. Annesinin göğsüne hırsla sarıldığında anlayabilirsiniz bunu. Sonra bazısı, daha hırslı birilerine yem olur ve ‘masumca’ terk eder dünyayı.

doğa kendini besler

Ahlak, en az zararla dünyadan göçme eylemi olarak tanımlanır bazılarınca. Doğrudur da. Zira öldürmenin kötü bir şey olduğunu kabul ettikten sonra, öldürdüklerimize yönelik bir kılıfımızın olması kaçınılmazdır.

Kimisi hayvanların yaşamını korumak için bitkileri kestirir gözüne. Etkili bir sözcük bulur, afili bir afiş bastırır ve tüm dünyayı ne kadar sevdiğini kanıtlamak için, sebzelerle poz verir gülümseyerek.

gülümseyen vegan

Hayvanların ve bitkilerin doğal olarak yaşadıkları yerde de durum farklı değildir. Kıyasıya bir yaşam mücadelesi bulunur ve ahlakla ilgili bir kaygı olmaksızın, afiş filan da bastırmadan, poz vermeden ve en önemlisi sırıtmaksızın yaşanır ve ölünür.

Biz insanların sıkça kullandığı bir cümle geçerlidir doğada. “Ölenle ölünmez.”

doğal ölüm

 



Bir Yorum Bırak

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.