28.3.2019 / Deneme

“Nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin bir önemi yoktur.” (‘Alice Harikalar Diyarında’ isimli kitaptan)

Küçük yaşlardan beri insanların bencil olduğunu düşünmüşümdür. Hayattan beklediğimiz şeyleri elde etmenin yolu, bencillikten geçmez mi zaten?

Mutluluk isteriz, adalet, sevgi, hoşgörü, huzur ve çok azıcık mal mülk isteriz. Mesela sevimli bir köpek için bir kulübe, kulübe için bir bahçe, bahçede bir ev, evde mobilya isteriz.

lüks köpek evi

Bizi seven bir eş, saygılı çocuklar, ayağımızı yerden kesen bir araç isteriz. Eğer inanıyorsak; yaratandan bize çokça sevap vermesini ister, o sevaplarla da mükâfata kavuşmayı bekleriz.

Kolaylık isteriz, kestirme yol ararız, ucuzluk bekleriz. Bu yüzden olsa gerek kampanyaları çok severiz. Bire on, bire yüz, bire bin alacağımız her yol bize sevimli gelir çoğu zaman.

Hayallerimiz olur. İşçi olmak, stajyer olmak, emir altında olmak istemeyiz elbet. Patron olmak, hâkim olmak, yöneten olmak isteriz.

Âşık olmak isteriz, birisi de bize âşık olsun dileriz. İçimizde bir şeyler bizi bencillikten uzaklaştırıyor gibi görünsün önemli değil. İsteklerimiz gerçekleştiği sürece yeni kavramlara kucak açmaya hazır hissederiz.

sevmek ve sevilmek

Daha çok şey elde etmek için, muhataplarımıza bir şeyler sunmak zorunda kalırız. Vaatlerde bulunuruz, isteklerimizin muhataplarımızın menfaatleri ile ilişkilerini açıklayıcı beyanatlar hazırlarız.

Grafikler, sunular, dokümanlar, faturalar; ne lazımsa bulup buluşturur, meramımızı arz ederiz.

Sonrasında ne olur biliyor musun, sevgili okur? İsteklerimiz çakışmaya ve birbiriyle çelişmeye başlar. Kendi meramımızı kendimize anlatmaktan aciz düşeriz.

kendimize sormak



Bir Yorum Bırak

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.