15.2.2019 / Genel / Tarih

Ejderha denince akla ilk önce Çin gelir. Fakat ejderhalar Türk medeniyetinde de güç ve kuvveti simgeleyen efsanevi varlıktır.

Geçmiş yıllarda refah, kuvvet ve güç anlamında simgelenen ejderhalar, Türklerin Batı Asya kültürü ile birleşmesi sonucu anlamını yitirmeye başlamıştır. Bu yeni kültür sonucu ejderha daha çok kötülüğün yenilmesi anlamında kullanılmıştır.

Çin kaynaklarında gök ve yer-su ruhlarından bahsedilirken Hunların ejder festivali yaptığından söz edilir. Hunların başkentlerinin ejder şehri olarak anılışı da Türk toplumunda ejderha efsanesinin var olduğunu gösteriyor.

Türk mitolojisine göre yer ve gök olmak üzere iki farklı ejderhanın olduğu belirtilmektedir. Yer altında bulunan yer ejderi bahar gündönümünde yani Nevruz bayramı zamanı yerin altından çıkıp gökyüzüne yükseliyor. Bulutların arasına karışan ejder yağmur yağmasına katkıda bulunuyordu.

Ejderha

12 hayvanlı Türk takviminde de yıl simgelerinden birisi ejderhadır. Ejderha yılı ise değişimi temsil etmektedir.

Özellikle Uygurlarda ejderha sıkça görülür. Binlerce yıl önce ejderhaların gök çarkını çevirdikleri, yani dünyanın dönüşüne hükmettikleri varsayılıyordu. Hatta evren kelimesi de buradan gelmektedir. Yani evirmekten türemiştir evren kelimesi.

Ejderha

Aynı zamanda Uygur mitolojisinde yarı ejderha yarı insan şeklinde doğa üstü varlıklar vardır. Bunlara Ejderhan deniliyor.

Ortaçağ Türk bulgularında ise genellikle din ve tasavvufi öğeler kullanılırken, insanları yolundan saptıran şeylerin betimlemesinde ejderha motifi sıkça görülür.