12.10.2018 / Deneme

Ders bitse, bitmiyor. Bitmese, bitiyor. Anlamayanlar anlayanlara anlatsın kabilinden dakika hesabı tutmakla olmuyor bu işler.

“Nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun.”

Eğitim ile uzaktan yakından ilgisi olan herkesin stresinin normale göre bir kat daha arttığı bir dönemdeyiz. İşler planlandığı gibi gitmediğinde, planımız kötü bir plan dahi olsa; elimizden şekerimiz alınmış gibi hissedebilmekteyiz. Ne de olsa kıyısından köşesinden emek harcarız basit planlarımız için bile.

Hem sonra planların bozulması riskli, masraflı ve tedirginlik vericidir.

Bu günlerde bir lise müdürü ağabeyimin katıldığı seminer çok manidar geldi bu konunun üzerine. “Zilsiz Okul Projesi”. Bu seminere örnek olan bir de proje okulu var. Bartın’ın Kozcağız beldesine bağlı Ellibaş köyündeki Elibaş Ortaokulu’nda uygulanan bu proje sayesinde bilhassa öğrencilerin sorumluluk bilinci, zamanı daha dikkatli kullanma ve güven duygusu kazanması amaçlanmış.

zilsiz okul projesi

Oldukça başarılı da olunmuş. Güzel bir düşüncenin hayata geçirilmiş olduğunu düşünen bakanlık yetkilileri, bunu müdürlere seminer konusu olarak seçmiş ve seminer  “10 dakika” geç başladığı için facede paylaşılası güzel bir malzeme çıkmış ortaya: “Öğrencilere kazandırılması amaçlanan bilinç öğretmenlere kazandırılabilmiş değil.”

Sorun ne biliyor musunuz sevgili dostlar?

Sorun ne zilde, ne öğrencide, ne de öğretmende. Sorun derse dakika koymakta. Ders bitse, bitmiyor. Bitmese, bitiyor. Anlamayanlar anlayanlara anlatsın kabilinden dakika hesabı tutmakla olmuyor bu işler.

eğitimde sorun kimde ya da nerede

Haklı olarak diyeceksiniz ki, suiistimale açık bir konu bu. Dakika olmazsa dersi layıkıyla işleyen öğretmen sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Doğru, geçmez. Alın size güven problemi. Öğrencilerde bulunmasını istediğimiz kazanımlardan o kadar uzaktayız ki. Zaten devlet de her türden kademede bulunan memurlarına güvenmiyor falan filan.

passengers filmi 2016

2016 yapımı Passengers isimli filmden alıntılanan bu resimdeki pejmürde görünümlü adam, mükemmel bir şekilde planlanan uzun bir uzay yolculuğundaki bir yolcu. Daha doğrusu varılması hedeflenen yerde birtakım görevleri bulunan bir tür tamirci. Normalde uykuda olması gerekiyor; fakat gemideki bir aksaklık erken uyanmasına sebep oluyor. Tam doksan yıl erken. Yani tekrar uyumayı başaramazsa hedefe canlı olarak ulaşması mümkün gözükmüyor.

Zil yok, teneffüs yok, yemek saati yok, günlük rutinler yok. Planların hiçbiri ama hiçbiri onun için geçerli değil artık.



Bir Yorum Bırak

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.