23.03.2020 / Kültür / Sanat / Deneme

Müzik evrenseldir, duyulara hitap eder. Müziğin sadece insanlar üzerinde değil, diğer canlılar üzerinde de ruhsal etkileşimi vardır.

Müzik sanatçının duygu yoğunluğunu ve tepkilerini seslere döker. Bunu dinleyene yansıtır. Çoğumuz hüzünlü anlarımızda ağlayıp rahatlamak veya neşeli anlarımızda kalkıp dansetmek için müziğe sarılırız. Hayatımızda müziğin zihinsel ve psikolojik pek çok etkisi vardır.

Özellikle klasik müziğin, içinde varolan sayısal öğelerle zihin geliştirici etkisi olduğu yadsınamaz. Müzik yaparken zihinsel sembolleştirme ve bunları notalara dönüştürme matematikteki zihinsel sembolleştirmeye benzerlik gösterir. Amerika'da Psikoloji Branşı'nda eğitim gören 38 öğrenciye Mozart'ın "Re Majör Piyano Sonatı" dinlettirilmiş ve üç boyutlu düşünme testi uygulandığında, müziği dinleyenlerin daha yüksek puan aldıkları gözlemlenmiştir. Bu 1993 yılında "Mozart Etkisi" adı altında yapılan bir araştırmadır. Klasik Müzik, ruhu dinlenme moduna geçirir ve bilişsel yetenekleri hızlandırır.

Müziğe ait tınılar aynı zamanda psikolojik tedavilerde kullanılır. Sarsıntıları anksiyeteleri azaltır ve rahatlatır. Senelerdir Norveç, Çin, Letonya, İngiltere ve Japonya'da müzik terapileri uygulanmaktadır. Sadece insanların değil diğer canlıların da müzikle olan etkileşimi "kuş seslerinin ritimlerle olan benzerlikleri" veya "seneler önce balina seslerinin kulak geliştirmede kullanılması" örnekleriyle anlatılır.

Müzik evrenseldir, seslerin ruhumuza gönderdiği duyguları hissedip keyfine varmak, dinginleşmenin güzel yollarından biri olsa gerek.

"Müzik aklın dilidir, müziğin ruhu akla ulaşır, akıl da kalbe ulaşır" Patrick Bernhard