22.3.2019 / Deneme

Yan etkisiz hiçbir şey yoktur. Dertlerin iyi yan etkileri, dermanların kötü yan etkileri olmasa hayat nasıl dengelenirdi ki!?

Parkta görüyordum sürekli onu. Elinde bir poşet, gökyüzüne doğru kaldırmış, kendi etrafında dönüyordu bir keresinde.

Elindeki yırtık poşetiyle, dünyanın en zengin insanlarından birini izliyordum. O kadar mutluydu ki.

Hep slogan olarak şunu kullanırlar. "Biz aynıyız, artı bir farkla." O artı birin bizi ne kadar farklı kıldığını düşünmezler. Keşke o farkın değerini anlayabilsek.

artı bir farkla

Keşke zihinlerimizde onlarınkine benzer bir dünya inşa edebilsek. Duygusal ve kırılgan; lakin zengin bir dünya.

İnsan dilediğine dikkat etmeli diyeceksiniz doğal olarak. Bazı şeylerin, diğer bazı şeyleri ne kadar zorlaştırdığını dile getirmek isteyeceksiniz sonra. Konuşmanızın bir bölümünde 'biz aynıyız' da diyeceksiniz, ağız alışkanlığıyla.

Herhangi bir şey dilemekten korkuyorum sevgili okur. Yan etkisiz hiç bir şey yoktur çünkü. Dertlerin iyi yan etkileri, dermanların kötü yan etkileri olmasa hayat nasıl dengelenirdi ki!?

down sendromlu bebek çocuk

Biz aynı değiliz. Aynı olmadıklarımızı dengelemek için farklı olmak da zorundayız belki.

Türkçe ismi 'Fırsatçı' olan bir film vardı. O filmin kurgusunun inşa edildiği repliklerden birinde "Adım Charlie ve elma severim" diyordu başrol oyuncusu.

Standartların dışına çıkıp, gülmeyi sevme fikrimi, filmdeki gerçek başrollerden, o güzel insanlardan aldım.

the ringer - fırsatçı filminden