04.09.2022 / Deneme

Sonsuz bir zamanı doldurabilecek misin?

Dünyada 10 kişiden 8’inin bir dine inandığı biliniyor. Yaklaşık olarak söylemek gerekirse dünya insanlarının yüzde 70’i yaptığı iyiliklerin ödüllendirileceğini düşünüyor. Reenkarnasyon ve karma yasası gibi ödüllendirme sistemlerinde ahiret düşüncesinin bulunmadığını hesaba katsak bile dünya nüfusunun yarısına yakınının (belki yarısından fazlasının) cennette inandığını varsayabiliriz bu durumda.

Peki, cennet nasıl bir yer?

İşte bu kısım oldukça karışık. İlahi metinlerde birtakım teşbihler (benzetmeler) bulunsa bile tam olarak neye benzediğini saptamak pek de mümkün değil. Kutsal metinleri okuduysanız zihninizde yemyeşil bahçeler, coşkun akan ırmaklar, yüce doruklar, türlü yemişler, cıvıldayan kuşlar canlanıyor olabilir. Ya da belki benim gibi uçsuz bucaksız bir çöl olarak da hayal ediyor olabilirsiniz cenneti.

Diyebilirsiniz ki cennetin herhangi bir kademesine girmeyi hak ettikten sonra gerisi çok da önemli değil. İyi düşündünüz mü acaba? Belki atladığınız çok önemli bir ayrıntı vardır. Sonsuz bir yaşamı doldurmak için iyi bir plana ihtiyacınız olabilir.

Enteresan bir şekilde kardeşim ve ben, bu duruma birbirimizden habersiz olarak ortak bir çözüm üretmiş gözüküyoruz. Düşündüğümüz şey birkaç detay dışında hemen hemen aynı kapıya çıkıyor.

Öncelikle kendi düşüncemden bahsetmek istiyorum. Cennete gidebilirsem ilk yapmak istediğim şey, yaratılışın başlangıcından sonuna kadar olan biten her şeyi tüm açılardan izlemek olacak. Tüm insanların, hayvanların, bitkilerin, cansız maddelerin ayrı ayrı neler gördüğünü ve neler hissettiğini merak ediyorum. Yaratılıştan yok oluşa kadar defalarca aynı şeyi farklı açılardan izlemek epey bir zaman cennette meşgul olabilmek anlamına geliyor benim için.

Kardeşim bunu biraz daha genişletip, olabilecek tüm ihtimallerin gerçekleştiği bir tarz olarak düşünmüş. İlk insandan başlayarak her bir insan evladının yaşadıklarını ve tüm diğer olasılıkları kendisi olarak yaşamak istiyor. Bu yaşantı ve yaşantı olasılıklarının bir kısmı korkunç acıları da deneyimlemek anlamına geldiği için bunu acısız bir similasyon versiyonu olarak düşünmek daha doğru olacaktır.

Sonsuz zamanın ne kadarını bu similasyon hayaliyle harcamış oluruz bilmiyoruz ama en azından çevreye bakınmaktan ve çeşitli şeyler yiyip içmekten uzun süreceğini umuyoruz. Aslında zaten zamandan bağımsız olarak istediğimiz bir şey bu; ama işlevsel de bir istek. Tek korkumuz bu isteğin cennette göz açıp kapayana kadar gerçekleşebilecek olma ihtimali. O zaman birazcık tuhaf bir duruma düşebiliriz sanırım.

Ya sizler? Cennete gitmeyi hayal ettiyseniz, orada geçirmek istediğiniz sonsuz zamanı neyle doldurmak istediğinizi de düşündünüz mü?