19.03.2020 / Deneme / Genel

Başımıza ne geldiyse, 'tabutu sallarsak mevtanın abdesti kaçar' gibisinden abuk hezeyanlardan geldi.

Düşme eylemi, konumu yer ile gök arasında bulunan bir cismin, gökyüzünden yeryüzüne plansız ve istemsiz bir şekilde hareket etmesi/ivmelenmesi olarak tanımlanabilir.

Düşmek ile inmek arasındaki fark, plan farkıdır. İnen varlık yahut indirilen cisim istendik, bilinçli ve planlı olarak yere yaklaşır.

inmek

Bir yere yaklaşmak ya da istenene ulaşmak için izlediğimiz yol; sağlıklı, planlı ve bilinçli olmadığı takdirde düşmek kaçınılmazdır.

Yaşadığımız şu günlerde, koronavirüs (covid-19) isimli pandemik bir hastalıkla mücadele etmekteyiz. Bu salgın hastalık ile mücadele ederken, hayatımızın olağan akışını değiştiren ciddi birtakım önlemler almak durumunda kalıyoruz.

pandemik virüs

Bulaşmayı engellemek için kişisel temizliğimize dikkat etmek, hastalığın yayılmasına sebep olacak davranışlardan kaçınmak, yaşadığımız ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren tüm tedbirlere uymak zorundayız.

Bu tedbirlerden bir kısmı, inancımızın göstergeleri ile ilgili önemli değişiklikler yapmamızı gerektirse bile.

Genel olarak tüm inançlarda var olan düşünceye göre, dünyayı ve içindeki yasaları oluşturan yaratıcı; insanları elindeki imkânlar ölçüsünde bir takım ilke ve ibadetlerden sorumlu tutmuş, insanlardan gücü nispetinde bazı davranışlar beklediğini buyurmuştur.

Hangi dinden olursa olsun, insanların kendi inanç buyruklarına uymaları ve ibadetlerini yapmaları ise, saygı ile yaklaşılması gereken bir konu olarak kabul edilmiştir.

Bir Müslümanın camide, bir Hristiyanın kilisede, bir Yahudinin sinagogda bulunması; günlük veya haftalık ibadetini yapması kadar normal bir şey yoktur bu anlamda.

ibadete saygı

Peki, pandemik bir salgın söz konusu olduğunda, dünya çapında alınan tedbirler doğrultusunda, ibadet mekânlarının geçici bir süre ziyaret edilmemesi ile ilgili bir tedbir alınması, yaratıcının koyduğu ilkeler açısından bir ihmal oluşturur mu?

Genelde inançlı insanlar ibadet mekânlarının boş bırakılmasından derin bir üzüntü duyarlar. Bu duygu gerçek anlamda kişiyi yaratıcıya yaklaştırması umulan bir duygudur; fakat diğer tüm ilkeler göz önüne alındığında, ibadet asla masum bir cana zarar vermemeli, bir kimseyi haksız yere incitmemeli, toplumu riske atacak bir durumda ifa edilmemelidir.

sükunet

Sükûnetle yere inmenin bin türlü yolu dururken, bilinçsiz bir atlayışla düşüp yere çakılmanın bir âlemi yoktur. Maksat yaratıcıya yaklaşmak ise, bunu içinde bulunduğumuz şartları göz önüne alarak yapma mecburiyetimiz bulunmaktadır.

Gönül kırmanın bile ibadeti boşa çıkardığı bir dine mensup isek, incittiğimiz her can, bize ağır bir mesuliyet olarak geri dönecek bilinciyle hareket etmek gerekmez mi?

Camiyi mahzunlaştıran şey, saflarının boş kalması değil; içini dolduran insanların ayakları yere basan düşüncelere sahip olmamasıdır.