01.08.2022 / Eğitim / Genel

Objektif, konudan yansıyan ışınları toplayarak duyarlı yüzey üzerine getiren, orada net bir görüntü oluşturan, iç dış bükey merceklerdir.

Daha geniş bir tabirle objektif, konudan yansıyan ışınları toplayarak duyarlı yüzey (emülsiyon taban – sensör) üzerine getirerek orada net bir görüntü oluşturmaya yarayan, iç bükey – dış bükey mercekler topluluğudur. Bir başka deyişle objektif mercekler topluluğundan oluşan optik bir sistemdir.

Objektifler çoklu mercek yapısına sahip olduğundan objektif içine giren, farklı frekans rengine ve gücüne sahip ışık huzmesi mercek geçişlerinde hızını kaybetmekte ve bu doğrultuda optik hatalar ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda mercekler üzerine yapılan mikron kalınlığındaki kimyasal kaplama ile içeriye giren ışık huzmesinin mercek geçişleri sırasında hız/güç kaybına uğraması; mercekler arasında çarpışarak kendi içerisinde yansıma yapmasından ötürü oluşacak olan görüntü kontrastlığındaki azalma engellenmektedir. Tabakalar hâlinde yapılan kaplamaya blooming denir. Blooming sayesinde yansıyan ve dağılan ışık engellenir ve görüntü keskinliği düzeltilir.

Objektif kalitesi milimetrekareye düşen ışık miktarı ile ölçülür. Sensör üzerine düşen ışık miktarı arttıkça objektif kalitesi artar. En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelili objektiflerdir.

Objektiflerin keskinlik derecesi fotoğraf kalitesini doğrudan etkilediği için çoğu zaman kaliteli objektiflerin ücreti fotoğraf makinasından daha pahalı olabilmektedir. Objektiflerin üzerinde bulunan elemanlar şunlardır:

Netleme Halkası (Metraj Ölçeği)

Objektiflerin üzerinde görüntülenecek olan konunun net bir şekilde kaydedilebilmesi için manuel ya da otomatik ayarlanabilir netleme halkası yer almaktaydı. Üzerinde metre cinsinden mesafe miktarlarını da gösteren netleme halkaları günümüz gelişen teknolojileri doğrultusunda, vizör içinden gözün baktığı yere göre noktasal, kısmi ve toplam alana göre otomatik olarak (auto-focus) netleme ve ışık ölçümü yapabilen mekanizmalar hâline dönüşmüştür.

Fotoğrafta “hız” ve “pratiklik” açısından kolaylık gibi görünse de kimi zaman (özellikle de az ışıklı ortamlarda) netleme konusunda kullanım zorluğu ortaya çıkabilmekte ve işlevsel olamayabilmektedir. Dolayısıyla fotoğrafçılar için manuel netleme kolay vaz geçilemeyen bir alışkanlıktır.

Diyafram Göstergesi

Üzerinde diyafram değerlerinin yazılı olduğu ve değerleri uluslararası ölçülerle belirlenmiş bir göstergedir. Diyafram çizelgesini oluşturan rakamların her biri durak ya da stop olarak anılır ve f ile ifade edilir. Bu değerler 1.1; 1.4; 2; 2.8; 4; 5.6; 8; 11; 16; 22; 32; 64 şeklindedir. Yeni teknoloji objektiflerde 22 gibi bir rakam renkli olarak yazılır ve diyafram buraya getirilip kilitlendiğinde diyafram değerleri makina üzerinden de kontrol edilebilir.

Fotoğraf makinalarının teknolojik olarak geçirdiği değişim sonrasında geçmişte objektif üzerinde yer alan diyafram halkasının kullanışlığını yitirdiği; kamera gövdesinden elektronik olarak tuşlar ya da kadran aracılığıyla yerine getirilebilir hâle geldiği görülmektedir.

Titreşim Azaltma Düğmesi

Çekim sırasında fotoğrafı çeken kişiden ya da doğal etkenlerden kaynaklanan titremeler sonucu netsiz görüntü elde etmeyi engelleyen işlevsel bir düğmedir. Gelişen teknolojilerle hareketli görüntülerin de kaydedilebilir olması sonucunda fotoğraf makinaları açısından oldukça önemli bir parça hâline gemiştir.

Alan Derinliği Ölçeği

Netleme yapıldıktan sonra ne kadar mesafenin alan derinliği kapsamında olduğu bu ölçeğin tuşuna basılması sonrasında kararan alandan anlaşılır.

Enstantene Ölçeği

Geçmiş dönemlerde kullanılan mercek sayısı az olan bazı 35 mm makinalarda tıpkı diyafram ayarı gibi enstantane ayarı objektif üzerinden yapılabilmekteydi. 35 mm fotoğraf makinalarda bu özellik günümüzde kullanılmamasına karşın hâlen bazı orta format ve büyük boy (körüklü) fotoğraf makinalarında kullanılmaya devam edildiği görülmektedir.

Odak Uzaklığı

Objektif ile duyarlı yüzey-sensör arasındaki uzaklığa odak uzaklığı denir. Odak uzaklığı, Latince ‘focus-odak noktası’ kelimesinden gelmektedir ve f harfi ile ifade edilir. f harfinden sonra gelen rakam ise milimetre cinsinden uzaklığı ifade etmektedir. f 50, f 10 ya da f 300 denildiğinde bu objektiflerin odak uzaklıklarını 50mm, 10mm ve 300mm olduğu anlamına gelmektedir. Bu bağlamda objektifler odak uzunluklarına göre normal, kısa ve uzun, değişken, kaymalı ve katadioptik; yapılarına göre de sabit ve değişken olmak üzere amaçlarına göre kullanım kategorilerine ayrılırlar.

Objektifin odak uzaklığı;

  • Film yüzeyindeki görüntünün büyüklüğünü belirler. Büyütme oranı ile görüntünün niteliğine etki eder. Görüş açısı daraldıkça, nesneler daha büyük görünür.
  • Fotoğrafı çekilen konuya hangi açıyla bakılacağını belirler. Odak uzaklıkları kısaldıkça, objektiflerin görme açıları genişler; odak uzaklıkları uzadıkça, görme açıları daralır. Yani geniş açılı objektiflerle daha fazla; dar açılı objektiflerle daha az şey görüntüye dâhil edilebilir.

Objetifleri bir birinden ayıran özellikler şunlardır:

  • Odak uzunlukları
  • Görüş açıları
  • Yakınlaşma mesafeleri
  • Ayrıştırma (resolution) güçleri
  • Işık geçirgenlikleri (luminosity)

Günümüzde en popüler kullanımda bulunan kompakt ya da 35mm (SLR) fotoğraf makinaları için objektifler:

Normal Açılı (Standart) Objektifler

Görüş açısı 45 ile 55 mm arasında olan ya da net görüntü dairesi çapı (format köşegeni) odak uzunluğu kadar olan objektiflerdir. Görüntü düzleminde yer alan görüntü dairesinin çapına göre standart objektifin odak uzunluğu da değişir. Elde edilen görüntü boyutu 24x36mm olan fotoğraf makinaları için normal objektifin odak uzunluğu 50mm civarındadır.

Dolayısıyla bu tür objektifler 50mm olarak tanımlanmaktadırlar. Görüntü boyutu 6x6cm olan orta format fotoğraf makinaları için bu rakam 75-80mm odak uzunluğuna denk gelmektedir.

35mm fotoğraf makinaları için normal objektiflerin diyafram açıklıkları rakamsal açıdan 1’e ne kadar yakınsa o kadar kaliteli objektiftir. F:1.1.2. gibi kaliteli bir normal objektifle 1.2 diyaframla müthiş keskin görüntü elde edilebilir.

Hemen hemen her ışık şartında, ışık geçirgenliği fazla olduğu için kaliteli – keskin görüntü elde edilebilebilir. Bu tür objektiflerin en önemli özelliği boyut ve mesafe kavramları açısından insan gözüne en yakın, en gerçekçi algılamaya yönelik görüntü vermeleridir. Bir başka deyişle geniş açılı ya da tele objektiflerdeki gibi görüntüde deformasyona neden olmazlar.

Objektiflerin gördüğü maximum alanın görüntüsüne görüş açısı denir. Görüş açısı ile odak uzunluğuna ilişkin değerler birbirleriyle ters orantılıdır. Basitçe ifade etmemiz gerekirse odak uzunluğuna ilişkin değer arttıkça görüş açısı daralmaktadır. Buna karşın odak uzunluğu daraldıkça da görüş açımız artmaktadır.

Geniş Açılı Objektifler (Kısa Odak Uzaklıklı)

Odak uzunluğu 50 mm’den küçük olan objektiflere geniş açılı objektifler denir. Bu tür objektifler özellikle dar alanlarda yapılacak olan çekimler için adeta cankurtaran görevi yaparlar. Alan derinliği, kullanılan objektifin açısı genişledikçe artacağı için bu tür objektiflerin kullanımında dikkatli olunması gerekir. Nitekim geniş açılı objektifler ön ve arka plandaki nesnelerin arası adeta fazlaymış izlenimi verdiği gibi öndeki objeler daha büyük arka tarafta kalan objeler de daha küçük gösterirler.

Dikkat edilmesi geren en önemli özellik ise yakın plan çekimlerde biçim bozulması (distorsion) oluşacağından el ve ayakların olağandan büyük görünmesidir. Geniş açılı objektiflerin kullanımında ortaya çıkan bir diğer sorun ise ovalleşmedir. Odak uzunluğu 35 mm’nin altına indiğinde köşelerde kararma ve nesnelerde bükülme ortaya çıkar. Perspektif farklılaşmasından ötürü nesnelerin mesafesi ile boyutlarının oranlarının değişir. Buna optik bozulma denir. Dolayısıyla geniş açılı objektiflerin kullanımı olumsuz sonuçlar çıkarmaması açısından fazladan özen gerektirmektedir.

Dar Açılı Objektifler - Tele Objektifler (Uzun Odak Uzaklıklı)

Çekimi yapılacak olan konu ulaşılamayacak mesafedeyse; yakından fotoğraf çekilmesi hayati tehlike arz ediyorsa; spor müsabakalarındaki gibi saha içine girilemiyorsa ya da konuya yürüyerek yaklaşmaktansa, bir araç olarak objektif yardımıyla “tembellik ederek”(!) araçsal yakınlaşma istendiğinde tele objektifler tercih edilmektedir. Bir başka deyişle portre, moda, yaban hayatı, spor, haber vb tematik çekimlerde tele objektifler kullanılmaktadır. Bu tür objektiflerle konuya yaklaşmadan büyük boyutta görüntüler elde edilebilir. Büyütme miktarı odak uzunluğuna göre değişir. Odak uzunluğu arttıkça büyütme oranı artar.

Teleobjektiflerin yakınlaştırma mesafesi arttıkça görüntü keskinliği konusunda sorun yaşama ihtimali (hava şartlarına bağlı olarak sis – pus – nem – buhar) ortaya çıkar. Bir başka deyişle çok uzun odaklı objektiflerde, objektifle konu arasındaki hava tabakasında kırılan ışık ışınları görüntü keskinliğinin azalmasına büyük oranda sebebiyet verebilir. Dahası bu tür objektifler değişen ışık şartlarından ötürü diyafram açıklığının yeterli olmadığı durumlarda zorunlu olarak düşük enstantane hızı kullanma zorunluluğundan ötürü titreme ye bağlı olarak görüntüde oluşabilecek netsizliklerin engellenmesi için fotoğraf makinasının bir 3 ayak (sehpa-tripod)’ya bağlı olarak kullanılması gerekmektedir.

Alan derinliği, tele objektiflerde çok sığ olmasından ötürü netlenmiş alanın dışında kalan ayrıntılar ya da gereksiz detaylar blurlaşır ve ortadan kalkar. Alan derinliği izlenimini önemli bir biçimde etkileyen dar açılı objektifler, konunun zeminden ayrıştırılarak daha belirgin ve anlaşılır olması istenen çekimlerde sıklıkla tercih edilir. Bu tür objektiflerin kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli özellik gerçekte uzak mesafeler arasında bulunan nesnelerin fotoğrafta adeta bir birine yapışıkmış – çok yakınmış gibi görünmesi sonucu ortaya çıkan yapışma/yığılma etkisidir.

Zoom Objektifler (Değişken Odak Uzaklığına Sahip Objektifler)

Birden fazla objektifi yanında taşıyıp konu gereği sürekli objektif değiştirmektense, tek objektifle çok amaçlı çekimler yapmaya olanak veren bu tür objektifler, içinde bulunan mercek sistemlerinin hareket etmesi doğrultusunda çalışırlar. Bir başka deyişle üzerinde bulunan zoom halkasının sağa-sola çevrilmesi ya da ileri-geri itilmesi/çekilmesi yardımıyla görüş açısını ve büyütme katsayısını değiştirebilen objektiflerdir. Zoom objektif kullanımında görülen en bariz problemler arasında görüntüde keskinlik ve çekim ortamında diyafram kaybı yaşanmasıdır. Öyle ki 28 mm – 210 mm bir zoom objektifin 28 mm’sinde görülen diyafram açıklığı 2.8 iken 210 mm’de 5.6 olabilmekte, bu da fotoğrafçıya yaklaşık 3 stop diyafram değeri kaybettirebilmektedir. Dolayısıyla sabit odaklı bir objektif ile kıyaslandığında görüntü kalitesi daha düşük olmaktadır.

Özel Amaçlı Objektifler

Bazı objektifler özel amaçlarda kullanılmaktadır. Şimdi de bunları inceleyelim.

Makro Objektifler

Makro sözcüğü büyütmeyi, yakınlaşmayı ifade eder. Dolayısıyla bu tür objektiflerin yakın çekim amacıyla tasarlanmış olduklarını söylememiz mümkündür. Diğer objektiflere göre daha yakına netlik yapabilme ve daha fazla büyütme olanağı verirler. Makro objektifler yardımıyla oldukça yakından nesneler net olarak görüntülenebilir. Bu tür objektifler doğa fotoğrafçılığı (çiçek – böcek) çekimlerinde kullanıldığı gibi Ziraat, Mühendislik bilimlerinde deneylerin en yakından izlenmesinde de kullanılabilirler.

Balık Gözü Objektifler

Balık gözü objektifler 6 - 16 mm arasında, en geniş görüş açısına ve en fazla alan derinliğine sahip olan objektiflerdir. Bu tür objektifler aracılığıyla elde edilen görüntülerde dikey ve yatay çizgiler önemli ölçüde bozulmalar görüldüğü gibi aynı zamanda da dairesele yakın (ovalleşen) görüntüler elde edilir. En dar alanlarda bile görüntü alabilme olanağı sağlayan bu tür objektifler ya özel amaçlı ya da özel bir üslup oluşturmak için kullanılırlar. Bu tür objektifler ile figürlü fotoğraflar çekilirken dikkatli olunmalıdır. Nitekim fotoğrafta yer alan kişiye yakın bir şekilde yapılan çekim sonrasında karikatür gibi, ezik, komik fotoğrafların elde edilmesi mümkündür. Nitekim bu tür objektiflerin temel özelliği biçim bozulmasına sebebiyet vermesidir. Yakın konumdaki eller ya da ayaklar olduğundan büyük çıkar. Benzer bir şekilde yapılan yakın plan portre çekimlerinde kocaman bir burun ile karşı karşıya gelmemiz mümkündür.

Aynalı (Catodioptric) Objektifler

Kelime kökenine göre tanımlayacak olursak catoptrick (yansıma) ve kırılma (dioptric) kelimelerinin birleşimiyel ortaya çıkmıştır. Yaygın olarak bilinen adıyla Aynalı Objektifler yapılarında yer alan ayna sistemi sayesinde daha küçük bir hacimde yüksek odak uzunluğu sağlayan objektiflerdir. Sistemde eksen üzerinde belirli aralıklarla sıralanan merceklerin yerine karşılıklı yerleştirilmiş iç bükey aynalara yer verilmiştir. Dolayısıyla objektif içerisine giren ışık iki mercek ve ayn üzerinden yansıtılarak 2 kez kırılmaya uğratılıp film ya da sensör üzerine düşmektedir. Bir başka deyişle aynalar yardımıyla katlanarak yolunu uzatmaktadır. Böylece objektifin yapısı küçük tutarak, odak uzunluğu büyütmek mümkün olur. Bir başka deyişle tele objektifleri daha kompakt hâle getirmek için tasarlanmış özel bir objektiftir. Genellikle 500mm ve 800mm boyutlarında olup; diyafram değerleri 8 ya da 11 değerinde sabittirler.

Kaymalı (Shift) Objektifler

Mimari çekimlerde körüklü makina kullanılmasının en önemli özelliği ön ve arka panellerin bir körük yardımıyla bir birine bağlı olarak öne-arkaya (tilt) ya da sağa-sola kayma (shift) hareketi yapabilmesidir. Bu özellik mimari çekimlerde binalarda oluşan eğikliği/yamulmayı ortadan kaldırmaktadır. Körüklü makinaların dışında 35mm makinalarda kullanılan objektiflerde karşılaşılan açı bükülmesi (barrel distortion) hatasını ortadan kaldırmak için tasarlanan shift özellikli objektifler oldukça pahalıdır. Ama bu alanda çalışan ve körüklü makina kullanamayan profesyonel fotoğrafçılar için de önemli özel amaçlı bir objektiftir.