18.04.2020 / Fotoğraf: Merve Durdu - Selman Durdu / Seyahat

Hayatta her şey planladığınız gibi gitmez. Güneydoğu gezimizin Urfa durağında bunu bir kez daha tecrübe ettik.

Geceyi tekrar Diyarbakır Polis Evi’nde geçirip sabah erkenden Şanlıurfa yoluna çevirdik rotamızı. Urfa’ya gidiş yolumuzun üzerinde olduğundan ilk önceliğimizi Göbekli Tepe olarak belirledik.

Yola çıktığımızda gayet güneşli ılık bir hava vardı; ancak Göbekli Tepe’de indiğimizde hava aşırı rüzgârlı ve soğuktu. Arabadan inip bilet satışı yapılan yere giderken yaşadığımız şaşkınlık ve hayretle koşmaya başladık. Göbekli Tepe, arabayı otoparkta bırakıp bilet satışı yapılan yerden biletinizi aldıktan sonra sinevizyon binasında gösterimi izleyip, arkeolojik kazının olduğu yere gitmek için tahsis edilen araçlara binerek ulaşabileceğiniz destansı bir mekân.

göbeklitepe destansı bir mekan

Fotoğraflayan: Selman DURDU

Yürüme parkurlarının gayet güzel yapıldığı ve kazı bölümünün etrafını gayet rahatça gezebileceğimiz bu mekânda, kazı bölümünün şahaneliği bir yana konum olarak bulunduğu tepeden etrafı izlemenin keyfi de ayrı bir güzellikti. Gezilecek yerler ve indi-bindi durumlarından dolayı çok vakit alan Göbekli Tepe’den ayrılırken, keşke daha çok kalabilseydik dedik.

göbeklitepe keşke daha çok kalsak

Fotoğraflayan: Merve DURDU

Şanlıurfa’ya vardığımızda ilk olarak, büyüklüğünden ve çok çeşitliliğinden dolayı Şanlıurfa Müzesi’ni gezmeyi planladık. Tarihin dönemlerini ayrı şekilde sergileyen ve çok güzel bilgilendiren bu müzeye bayıldık.

şanlıurfa müzesi galeri görseli

Hem gezmesi çok basit, merdivensiz, hafif eğimli geçişler ve dönem isimleriyle yapılmış kapılar ortamı gezilesi hale getiriyor. Gezmekten ve öğrenmekten keyif alanlar için harika bir ortam. Birçok yerde olduğu gibi burayı da kapanmasına bir saatten az bir süre varken gezdiğimiz için detaylı bir gezi gerçekleştiremedik. Müzenin kulaklık hizmeti var, mutlaka kullanmanızı öneririm. Biz geç girdiğimiz için alamadık; fakat gerçekten gördüğümüz eserleri detaylı şekilde incelemek ve dinlemek isterdik.  Birçok çağın kalıntılarını bulunduran müze adeta zamanda yolculuk yaptırıyor. Vaktin nasıl geçtiğini hiç anlamadık.

şanlıurfa müzesi zamanda yolculuk

Fotoğraflayan: Merve DURDU

Urfa’ya gelip de Balıklı Göl’ü görmeden geçmedik elbette; fakat maalesef şartlar bizi her mekânı tadımlık gezmek zorunda bıraktı. Akşam olmak üzereyken vardığımız Balıklı Göl’de ışıklandırmalar ortamı farklı bir havaya sokmuştu. Gerek gölün kendisi gerek balıkların çokluğu ve kıpırdaklığı bizi mest etmeye yetti. Fotoğraflardan ve tablolardan gördüğüm balıklı gölün etrafını hiç böyle hayal etmemiştim. Yan tarafındaki çay bahçesi, arka tarafında bulunan Mevlidi Halil Cami etrafını ferah ve açık hale getirmiş.

balıklı göl camii

Fotoğraflayan: Merve DURDU

balıklıgöl kımıldak balıklar

Fotoğraflayan: Merve DURDU

Balıklı Göl’den görünen Urfa kalesi ve Hz. İbrahim in ateşe atıldığı rivayet edilen mancınık sütunları beni bir kez daha şaşırttı. Bir yeri gezmeden önce kafamızda oluşan mekânların gerçekleriyle uyuşmaması bana her zaman heyecan verici gelmiştir. Eğer tamamen fotoğraflarda gördüğüm gibi olursa gittiğim mekânlar, ‘gerek yokmuş bu kadar yolu gelmeye’ diye düşünüyorum. Şaşırmak hoşuma gidiyor, her mekânı fotoğraflardan ve videolardan tanıyıp oturduğumuz yerden o yerlerle alakalı fikir sahibiymiş gibi hissetmek beni üzüyor. Birebir gidip yaşamak, oraların havasını solumak bambaşka bir deneyim.

şanlurfa kalesi birebir gidip görmek

Fotoğraflayan: Merve DURDU

Akşam yemeği için bu sefer Urfa’da sıra gecesi yapılan mekânlardan Gülizar Konuk Evi’ni seçtik. Hizmet, lezzet, eğlence ve ortam on numaraydı.  Saat akşam 7’de başlayan yemek sunumu, çay, çiğköfte ve tatlıdan oluşan servis kısmı 11’e kadar devam ediyormuş. Fakat biz o akşam öyle bir sürprizle karşılandık ki hayatımızın en unutulmaz anlarından biri oldu.

gülizar konuk evi sıra gecesi

Fotoğraflayan: Merve DURDU

Elazığ depremi! Sıra gecesinin çay servisi esnasında yakalandığımız deprem bizi çok derinden sarstı. 11’e kadar kalmayı planladığımız ortamdan 9.30 gibi çıkmak zorunda kaldık. Bunca gezinin bunca planın içinde deprem yoktu. Her planın üstünde bir plan vardı ve işte unuttuğumuz nokta buydu.

 

(Güneydoğu turunun Mardin kısmını okumak için tıklayınız.)

(Güneydoğu turunun Diyarbakır kısmını okumak için tıklayınız.)