30.12.2021 / Biyografi / Tarih

Geniş kalçaları ve cinsel organı nedeniyle insanlık tarihinin en berbat ve hüzünlü zamanını geçiren Sarah’ın iç acıtan hikâyesi.

Fransız İhtilali dönemlerinde (1789) Güney Afrika’da dünyaya gelen Sarah Baartman (Saartjie Baartman), insanlık tarihinin ne kadar kötü ve karanlık olduğunun en büyük kanıtıdır. Sarah’ın tek suçu ise geniş kalçaları ve cinsel organı ile Güney Afrika’da bir kabilede dünyaya gelmesiydi.

Güney Afrika’nın ilk yerli sakinleri olarak bilinen Khoikhoi halkının alt grubu Griqua kabilesinde 1789 yılında dünyaya gelen Sarah Baartman, iki yaşında annesini kaybetti. Ardından İngilizler ile Hollandalıların koloni mücadeleleri sırasında çıkan çatışmada babasını da kaybetmiştir. Yetim kalan Sarah’ı Willem Cezar adlı siyahî tüccar alıp Cope Town’daki çiftliğinde köle olarak çalıştırmaya başladı.

sarah baartman

Köle olarak çiftlikte çalışmaya başlayan Sarah Baartman’ı bir İngiliz asker olan Doktor William Dunlop fark eder. Çok geniş kalçalara ve büyük geniş cinsel organa sahip olan Sarah’ı Londra’ya getirip sergilemek ister. Avrupalılar tarafından büyük ilgi göreceğini düşündüğü Sarah’ı kandırmak için zengin olacağı gibi vaatlerde bulunur.

Bu vaatlere kanan Sarah, Londra yolculuğuna başlar. Sarah’ı köle olarak kullanan Willem Cezar ile Doktor William Dunlop arasında da sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme gereği Sarah, Londra’da eğlence amaçlı kullanılmak üzere satın alınmıştır.

20’li yaşlarında Londra’ya gelen Sarah, ilk başlarda bilim insanları tarafından araştırmalarda kullanılır. Çok geçmeden sirklerde hayvanlar ile birlikte gösteri amaçlı sergilenmeye başlar. Bazı müzelerde de sergilenen Sarah’ın vücudu Avrupalıların çok ilgisini çeker. Aslında Sarah’ın fiziki görünümü, bağlı olduğu kabilede çok yaygındır.

Tüm bedenini kapsayan dar kıyafetler ile dans ettirilen Sarah’ın yüzü boyanır ve takılarla süslenirdi. İzleyenler Sarah’a hakaretler ederek onu taciz ederdi. Sarah yaklaşık dört yıl boyunca sirklerde bu şekilde kullanıldı.

sarah baartman

Avrupa’ya giden Sarah Baartman, “Hottentot Venüsü” olarak anılmaya başlar. Çünkü Avrupalılar Sarah’ın kabilesine Hottentot adını vermiştir. Ayrıca Sarah’ı da geniş kalçaları ve büyük cinsel organı nedeniyle Afrodit olarak da bilinen Venüs’e benzetmişlerdir. AvrupalılarHottentot Venüsü” adında karikatürler çizip oyunlar düzenlerler. “The Hottentot Venus” ya da “Hatred to French Women” adlı drama; Avrupa’nın yerli algısıyla oynayan, ırkçı önyargıların ve cinsel fantezilerin olduğu bir oyundur.

sarah baartman

İngiltere kariyerini tamamlayan Sarah, 1814 yılında Paris’te bulunan vahşi hayvan bakıcısına satılır. Fransa’da da tıpkı İngiltere’de olduğu gibi Reaux adındaki bu vahşi hayvan bakıcısı tarafından sergilenir.

Aynı dönemde Doktor Dunlop ve yardımcıları adında yargılama başlasa da sonuç alınamaz. Çünkü Doktor Dunlop, Sarah’ın imzaladığını iddia ettiği sahte bir belge hazırlar ve durumdan şikâyetçi olmadığını belirtir.

Yaşadığı bu utanç verici ve işkence dolu yıllarda alkol kullanmaya başlayan Sarah, para karşılığı beyaz erkeklerle cinsel ilişkiye girmeye zorlanır. Bir gergedan ile aynı kafeste sergilenen Sarah, eğitmen ne derse onu yapmak zorundadır. Alkole bağlı olarak 26 yaşında hayatını kaybeder.

sarah baartman

Ölümünden 24 saat bile geçmeden Napolyon’un cerrahı Zoolog ve Doğa Yazarı George Cuvier, üzerinde çalışmak için Sarah’nın bedenini parçalara ayırır. Beyni ve cinsel organı çıkarılan Sarah’ın cansız bedeni Paris’teki Musee I’Homme’da sergilenmeye başlanır. Vücudunun geri kalan kısmının da içi doldurularak başka yerlerde sergilenmeye başlanır.

Sarah Baartman’ın yaşam öyküsü, Avrupalıların en büyük ayıbıdır. Sarah’ı inceleyen Avrupalı bilim insanları kendi ırklarının üstünlüğü konusunda sayısız makale yayımlamıştır. Ölümünün ardından Güney Afrika’nın yerli halkı ve Sarah’ın da bir üyesi olduğu Griquas kabilesi Fransa’dan Sarah’ın bedenini talep eder. Fakat bu talep Fransa tarafından reddedilir. Gerekçe olarak da 1850 yasasına göre Fransız müzelerinde sergilenen tüm eserlerin Fransa’ya ait olması gösterilir.

sarah baartman

1994 seçimlerinin ardından devlet başkanı olur olan Nelson Mandela, dönemin Fransız Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ı Güney Afrika ziyareti sırasında bu konuda bilgilendirir. Sarah’ın bedeninin iadesi talep edilse de sonuç alınamaz. Yıl 2002 olduğunda Dışişleri Bakanı Alfred Nzo ve Kültür Bakanı Ben Ngubane aracılığıyla aynı talep Fransa’ya tekrar iletilse de bir kez daha sonuç alınamaz.

Yüzyıllara konu olan bu dehşet olayın ardından, Sarah’ın bedeni 6 Mart 2002’de Güney Afrika’ya getirilir. 9 Ağustos 2002 yılında Afrika’da resmî tatil olan Kadınlar Günü’nde Doğe Cope eyaletine, doğduğu topraklara gömülür.

Abdellatif Kechiche yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarılan ”Vénus Noire” yani Siyah Venüs adlı film, Sarah’ın hayat hikâyesini konu edinmiş ve birçok ödülün sahibi olmuştur.

Sarah Baartman bugün birçok insan için ırkçılığın ve siyah insanın metalaştırılmasının bir sembolüdür.