10.12.2021 / Genel

İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık 1948'den bu yana her 10 Aralık'ta kutlanmaktadır.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkeler, halklarına bazı haklar tanıdı. Bireylerin hak ve özgürlüklerini yasaları ile güvence altına almaya başladılar.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından Haziran 1948'de hazırlan İnsan Hakları Bildirisi, 10 Aralık 1948'de Paris'te yapılan Genel Kurul oturumunda kabul edildi. Aynı oturumda bazı sosyalist ülkeler çekimser oy kullandı. O ülkelerin gerekçesi ise şu şekildedir:

Burjuva sınıfından olan insanların sınıf çıkarını koruduğu ve işçi sınıfının egemen sınıflarla uzlaşmak zorunda bırakacağı

Bildiri, kabul etmeyen bu çekimser ülkeler ile Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği dışında kalan ülkelerin oylarıyla kabul edildi.

10 aralık dünya insan hakları günü

Marksistlerin İnsan Hakları Bildirisine İtirazı

Bazı Marksist düşünürler, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne karşı çıkmıştır. Özellikle 1. maddesinde bulunan “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.” ve 17. maddesinde bulunan “Kimse mülkiyetinden keyfi olarak yoksun bırakılamaz.” cümlelerine itiraz etmektedir.

Marksist düşünürlere göre insanlar ekonomik olarak eşit doğmamıştır. Bu sebepten dolayı yoksun durumun özgürlük ve hak sayılamayacağına inanmaktadırlar. Marksist düşünürlere göre sözü edilen bildiri sadece kandırmacadan ibarettir. Marksist düşünürlere göre burjuva sınıfının mülksüzleştirilmesi gerekmektedir.

Bildiriyi eleştiren Marksist düşünürler, açıklanan bildirinin içerisinin boş olduğu ileri sürdükleri gibi göstermelik bir bildiriden başka bir şey olmadığına inanmaktadırlar. Ayrıca Marksist düşünürlere göre Dünyaya egemen olan emperyalizm ve sınıflı toplumlara sahip devletler, insan haklarını savunuyor gibi görünüp insanları kandırıyor. Bu kandırmaca devam ederken bir yandan da yoksulluk verici politikalar izliyorlar.

Maoist görüşü referans alan bazı düşünürler, ezilenlerin şiddetini meşru görmeyen bir insan hakları kavramının burjuva çerçevesinde durduğunu ve kabul edilemez olduğunu iddia etmektedirler. Zira Marksist olduğunu belirten Küba Devrimi Lideri Fidel Castro konu hakkında görüşlerini şu ifadelerle belirtmiştir:

Bizler çoğu kez insan hakları üzerine konuşuyoruz. Ama aynı zamanda insanların hakları üzerine de konuşmalıyız. Diğerleri lüks otomobillere binebilsin diye neden bazı insanlar çıplak ayaklarıyla yürümek zorunda? Diğerleri 70 yıl yaşasın diye neden bazı insanlar 35 yıl yaşamak zorunda? Diğerleri müthiş derecede zengin olsun diye neden bazıları berbat bir şekilde yoksul olmak zorunda? Ben, bir parça ekmeğe bile sahip olamayan dünya çocuklarının adına konuşuyorum.

Ayrıca Bakınız