25.11.2022 / Sinema

Süper kahraman olsan da iktidar yozlaştırır.

Süper kahraman ikonu son yüzyılda hayatımıza girmiş bir gerçeküstücülük olsa da geçmişte de vardı. Hristiyanlık öncesi Batı dünyasında ya da Antik Yunan döneminde Herküller, Barbar Konanlar, Zeynalar, yarı insan, yarı tanrı diye nitelenen varlıklar bugün de edebiyat ve sinema dünyasının konu başlıkları ya da başkarakterleri olmaya devam etmektedir. İslam dünyasında da Sarı Saltuklar, Boğaç Hanlar, Ulubatlı Hasanlar hatta Hz. Ali gibi sahabelerin insanüstü kahramanlıkları dilden dile, kültürden kültüre anlatılmaya devam etmektedir.

Bu yazının konusu bir animasyon filmi olan İnvincible (Yenilmez). Amazon Prime’da bir seneyi aşkın süredir gösterimde olan ve sadece bir sezon yayımlanan dizi daha önce yazdığımız “The Boys” dizisindeki gerçek kötülüğün üstünde kötücül bir evren çizmektedir. Klasik bir çerçevede çizilmiş senaryo ilk olarak bizi yanıltmaz. Bir grup süper kahramanlar topluluğu vardır ve bunlar alarm zilleri çaldığında günlük rutin işlerini bırakıp düşmanı yok etmek için voltranı oluştururlar. İşin esası bu noktada dikkatimizi çeken bu gurubun dışında kafasına göre hareket eden bağımsız bir süper kahraman olan Omni-Man’dir.

Omni-Man’in bağımsız hareket etmesini senaristler bir sebebe bağlamamış olsa da bu durum diğer süper kahraman karakterleri ve alakalı roller açısından şikâyetçi olunan bir durum değildir. Omni-Man Viltrum denen bir gezegenden gelmiş bıyıklı bir karakterdir. Bir dünyalıyla evlenip bir de çocuk sahibi olmuştur. Daha sonra İnvincible diye tanıyacağımız süper kahraman, Omni-Man’in oğlu Mark’tır.

invincible dizisi

Omni-Man yani Nolan Greyson, bir taraftan canavarlarla ve olağanüstü varlıklarla mücadele ederek dünyayı korurken bir taraftan da aile babası olarak yaşamını devam ettirmektedir. Enteresan olan karısı ve oğlu da bu duruma aşinadır ve onlar için asla toz konduramadıkları bir şahsiyettir Nolan Greyson.

Dünya içi düşmanlar, dünya dışı varlıklar ve dünyayı ele geçirmeye çalışanlarla dolu evren senaryosunda bir tek insanoğlu hiçbir şey olmamış gibi yaşamaktadır. Bu sıradanlığın içindeki olağandışı iğrençlik de bu animasyon filmini yetişkinler sınıfına sokmaktadır.

Gelelim Omni-Man’a. Meğerse Viltrum ülkü ocakları derneği genel başkanı gibi görünen bu süperimiz; içten pazarlıklı, fettan, sinsi bir yılan, sürüye kurt getiren kötü bir köpekmiş. Yıllarca insanlığı kandırmış. Onlara kendini sevdirmiş, insanlığı yıllarca kötülüklerden koruyarak meğerse dünyanın sonunu kendisi getirmek için uğraşıyormuş. Oğlu Mark’ın bir süper olduğunu akşam yemeğinde öğrenen Nolan onu da kıyamet günü için hazırlamaktaymış. Fakat Mark babasının gizli niyetinden habersizdir.

Etrafta başka yenecek düşman kalmayınca Omni-Man bir plan yapar. Bir gece bütün süperleri genel merkeze toplar ve orada hepsini öldürür.

Burada devreye giren hükümet yetkilileri bu işte bir terslik olduğunu sezerler. Çünkü diğer süperlerin hepsi ölmüştür. Bir tek Omni-Man hayattadır. Onun da bu konuda ser verip sır vermemesi kuşkuları üzerine çekmiştir.

Bu noktaya gelinceye kadar izleyiciler olarak Omni-Man’in neden böyle bir şey yaptığına biz de bir anlam verememiştik. Omni-Man’in dünyası olan Viltrum gezegeni bir takım iç savaşlar yüzünden yıkılmış ve en güçlüler hayatta kalmıştır. Meclis kararıyla kendilerinden başka zayıf olan bütün canlıları ortadan kaldırma kararı almışlardır. Bir nevi 300 Spartalı gibi… Fakat bunlar bütün galaksiyi hedef almıştır. Omni-Man’a de dünya düşmüş sizin anlayacağınız. 

Bu noktadan sonra anlatmak isteğim şeye uygun olarak; tarihte yarı süper yarı insan varlıkların insanlığın pek çok derdine deva olmalarına rağmen nihayetinde pek çok bela da açtıklarını hatta bu belaların insanlığın sonunu getiren eylemlere dönüştüğünü görmekteyiz.

Sezon finalinde babasının gerçek emellerini öğrenen İnvincible yani Yenilmez, babasıyla büyük bir kavgaya tutuşur. Tabi pek çok insan da arada ölür. Bu sahnelerin benzerlerini bugüne kadar yapılmış olan diğer süper kahraman filmlerinde defalarca gördük. Süperliğini insanlara göstermek için yanıp tutuşan karakterlerin, insanları koruyacağız diye birbirleriyle olan kavgalarında binlerce insanı, şehirleri, doğayı nasıl tahrip ettiklerini siz de görmüşsünüzdür. Buna narsisizm diyoruz kısaca. Gerçek dünyaya hoş geldiğimiz günden beri bunlara şahit olmuyor muyuz zaten?

Mark’ı iyice döven Omni-Man “baba baba” diyen oğluna “yavrummmm” nidalarını içinde hissetmiş olacak ki oğlunu iyice ezdikten sonra öldürmeyerek, “niçin ben!” haykırışlarıyla dünyayı adeta matrixvari bir şekilde terk ediyor.

Animasyon film yapmak kolay değil. Birinci sezon biteli bayağı oldu. Herkes ikinci sezonun ne zaman geleceğini soruyor. Bize düşen ise narsist bir süper kahramanın neler yapabileceğini gördükten sonra narsist insanların eline fırsat geçse bize neler yapabileceğini düşünmek korkusu kalıyor vesselam.