26.06.2020 / Tarih / Eğitim

İzmir, 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan askerleri tarafından işgal edilince tüm yurtta protestolar başlamış ve milli mücadele başlamıştır.

İzmir’de Yunan Bayrağı ile gezen Yunan Binbaşı’nı beylik tabancası ile vuran ve işgalde ilk kurşunu atan Osman Nevruz Bey yani çalıştığı gazetedeki adı ile Hasan Tahsin, bu eylemi II. Abdülhamit zamanında yapılan saat kulesinin civarında saklanarak gerçekleştirmiştir. Bu ayaklanma ile Türk halkı da silahlarına sarılmıştır.

Bu saldırı sonrasında Yunan askerler çevrede bulunan Ordu evlerine saldırıp 5 bin civarında askeri şehit etmiştir. Bazı subayları da saat kulesine getirip işkence etmeye kalkmıştır. Albay Süleyman Fethi Bey, Yunan askerlerinin kendisine “Zito (Yaşa) Venizelos” demesini söylemelerine rağmen karşı çıkmış ve 22 süngü darbesi ile şehit edilmiştir.

16 Mayıs’ta yola çıkan Mustafa Kemal, 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaştı. Buradaki genelgesini yayınladıktan sonra Havza’ya geçecek ve “Ey Türk halkı! İzmir’in işgali her yerde protesto edilsin” demesi üzerine İzmir’in işgali, işgalden sonra ilk protestosu Havza’da yapıldı.

Havza’da başlayan protestolar tüm yurda yayıldı. En etkili olanı ise Sultanahmet meydanında yaklaşık 200 bin kişinin katılımı ile gerçekleşen protesto oldu. Bu protestolar devam ederken tüm dünya devletlerine de telgraflar çekildi. Hem Rumlar hem de Türkler, ABD başkanı Wilson’a katliam telgrafları çekti. Türkler, Rumların kendilerini katlettiğini, Rumlar ise Türklerin kendilerini katlettiğini yazdı. Bu gelişme üzerine ABD başkanı Wilson, Amiral Bristol’u bölgeye gönderdi. Günlerce İzmir’de kalıp mahalle ve köyleri gezen Bristol, “Amiral Bristol Raporu” adında bir rapor hazırladı. Bu raporda Rumların katliam yaptığını ve gidilen her yerde Türk nüfusunun fazla olduğunu belirtti. İzmir’in her yerinde Türk kültürünün hâkim olduğunu gören Bristol, Wilson’a sunduğu raporda Rumlar tarafından kandırıldıklarını belirterek Osmanlı Devleti’ni savunmuştur.

Doğu Anadolu bölgesine gönderilen General Harbord, bu bölgede de Türklerin Ermenilerden fazla olduğunu belirten “General Harbord Raporu” adında bir rapor hazırladı. Harbord’un Doğu Anadolu’ya gönderilmesini asıl sebebi, bu bölgedeki hammaddenin araştırılmasıydı. Bu yüzden Harbord raporunda, ABD için bu bölgede bir hammadde olmadığını da ekledi. Eğer hammadde olsaydı ABD, Doğu Anadolu’yu işgal etmek için gelecekti.