22.11.2022 / Genel

18 Nisan 1894'te güney İtalya'nın şirin kasabası Montella'da dünyaya gelen Leonarda Cianciulli, başından beri trajik bir hayat yaşadı.

Yetişkin olmadan önce iki kez intihara teşebbüs eden Cianciulli, 1917'de memur Raffaele Pansardi ile evlendiğinde, annesi evliliğini onaylamadığı için lanetlendiğini düşündü.

1927 yılında dolandırıcılıktan hapse atılsa da dışarı çıktığında 17 kez hamile kaldı ve bunlardan üçü düşükle sonuçlandı.

10 çocuğunu henüz bebekken kaybeden Cianciulli'nin 4 çocuğu kaldı. Çocuklarının kaybı ve despot bir ailede büyümesi nedeniyle Cianciulli ciddi bir psikolojik rahatsızlık yaşasa da dönemin şartlarında asla bir tedavi görmedi.

1930'lu yıllara geldiğinde ailesini bir depremde kaybeden Cianciulli, batıl inançlara ve ailesinin lanetlendiğine iyiden iyiye inanmaya başlar.

Annesinin sözde laneti ve Roman falcının kehaneti üzerine kafa yoran Leonarda Cianciulli, üstüne bir de en sevdiği oğlunun İtalyan ordusuna katılacağını duyunca insan kurban etmeye karar verdi.

Tek oğlunu koruyabilmek için mistik inançlara ve büyülere yöneldi. İnandığı mistik güce göre çocuğunu koruyabilmesi için 3 kurban vermesi gerekiyordu. Bu kurbanlardan sabun yapıp oğlunu onunla yıkamalı, kalanlarıyla da turta yaparak oğluna yedirmeliydi.

Oğlunun II. Dünya Savaşı'ndan ölmeden dönmesi için insanları kurban etmeyi kafasına koyan Cianciulli'nin ilk kurbanı Faustina Setti adında bir kadındı.

Setti'yi 1939'da kendisine eş bulma bahanesiyle evine davet eden Cianciulli, ondan aile üyelerine, tanışacağı erkeği yurtdışında ziyaret edeceğini söyleyen mektuplar yazmasını istedi. Ancak çok daha farklı planları vardı.

Setti'yi dokuz parçaya bölen ve kanını bir leğende toplayan Cianciulli, yaşananları şu şekilde anlattı:

“Parçaları bir tencereye attım, sabun yapmak için aldığım yedi kilo kostik sodayı ekledim ve eriyene kadar bütün karışımı karıştırdım. Kabın içindeki kana gelince, pıhtılaşana kadar bekledim, fırında kuruttum, öğüttüm, un, şeker, çikolata, süt ve yumurta ile biraz da margarinle karıştırıp tüm malzemeleri yoğurdum. Onları ziyarete gelen bayanlara servis ettim, ancak Giuseppe ve ben de yedik.”

Cianciulli'nin ayrıca Setti'den bir eş ayarlamak için ödeme olarak 30.000 İtalyan lireti aldığı ortaya çıktı. Tarihler 5 Eylül 1940'ı gösterdiğinde Cianciulli yeni bir kurban buldu.

Francesca Soavi'yi yurtdışında kendisi için öğretmenlik işi ayarladığına ikna eden kadın, ona arkadaşlarına bir veda mektubu yazdırdı ve içerisinde uyuşturucu bir ilaç olan şarapla onu bayılttıktan sonra baltasıyla parçalara doğradı.

Kurbanlarını öldürmeden önce onlara bir mektubu dahi yazdıran Cianciulli, üçüncü ve son kurbanı Virginia Cacioppo eski bir opera sanatçısıydı.

Ona Floransa'da bir iş ayarlayacağına dair söz veren Cianciulli, 30 Eylül günü evine gelen Cacioppo'yu baltasıyla parçalara ayırıp kek yaparak komşularına ikram etti.

Leonarda Cianciulli kusursuz cinayetleri işlediğini düşünse de, aslında o kadar da mükemmel değildi. Son kurban Cacioppo'nun kardeşi, hızla ayrılışını detaylandıran mektuplarına inanmamıştı ve 'ayrıldığı' gece onu Cianciulli'nin evine girerken görmüştü.

Bunun üzerine Reggio Emilia polisine kız kardeşinin kaybolduğunu bildirdi. Leonarda Cianciulli ilk önce kendisini savunsa da polis suçlu olarak oğlu Giuseppe'yi alıkoyunca her şeyi itiraf etti.

Cianciulli'nin davası sadece birkaç gün sürdü. 33 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezanın 30 yılı hapiste ve üç yılı da akıl hastanesinde geçti.