16.07.2022 / Kültür / Sanat / Genel

Özellikle bilim kurgu türünde tanınan ama edebiyatın birçok dalında birçok eser vermiş olan İngiliz yazar H. G. Wells’ten çarpıcı bir roman.

Dünyaların Savaşı, Görünmez Adam ve Zaman Makinesi eserlerinde de imzası olan Wells’in öncü niteliğindeki bilimkurgu klasiği Doktor Moreau’nun Adası, yayımlandığı günden bu yana dünya çapında etkisini sürdürüyor.

Unutulmaz filmlere de ilham veren yapıt, bilimsel yöntemlerinin doğuracağı sonuçlar konusunda hiçbir sorumluluk hissetmeyen çılgın bir bilim insanının hikâyesini konu alıyor. Acı, zulüm, ahlaki sorumluluk, insanın doğaya müdahalesi gibi felsefi temalarıyla dikkat çeken Herbert George Wells, daha sonra genetik alanındaki çalışmaların gündeme getireceği etik meseleleri öngörüyor.

one of the animals used for the evil experiment

Bilimin kontrolden çıktığı zaman barındırabileceği potansiyel tehlikelere karşı bir uyarı niteliği taşıyan Doktor Moreau’nun Adası, ilk defa 1896’da basılmış olması sebebiyle, anlatım dili, kurgusu ve sürükleyiciliği ile gerçekten ön plana çıkıyor. Fakat günümüz koşullarında değerlendirildiğinde, üzerine koyulan bir asırlık deneyimin ardından, öne çıkan birçok bilim kurgu romanının yanında sönük bir hava katıyor.

Okuyacak olanlar, bugünkü eserlerin bir yapıtaşı olduğu gerçeği ile okurlarsa daha fazla keyif alabilirler. Ancak çok eski usul olarak hazırlanmış ve her dipnotun kitabın sonuna doluşturulduğu İş Bankası Kültür Yayınları dışında bir yerden okumanızı tavsiye edebilirim en azından.

Kitapta İlgimi Çeken Kısımlar

Buradaki küçük kuruluşumuzun birkaç sırrı var tabii, Mavisakal Odası gibisinden aslında.

Kitaptaki not (K.n.): Charles Perrault’nun Kaz Ananın Öyküleri adlı masal derlemesindeki “Mavisakal” öyküsünde geçen kilitli ve girilmesi yasak oda.

Viviseksiyon

K.n.: Tıbbi amaçlı deneyler için diri hayvanlar üstünde yapılan ameliyat; canlı hayvan kesme; dirikesim.

“Burası da kedilerden geçilmeyen Gower Caddesi kadar berbat bir yer değilse ne olayım,” dedi.

K.n.: O günlerde Gower Caddesi’nde oturan yazarlar, sanatçılar ve aydınların kedileri, Londra Üniversitesi’nde okuyan tıp öğrencileri tarafından deney yapmak için sıkça kaçırılırdı.