05.04.2022 / Din

Kendi lisanınızı bırakıp Tanrı lisanına yönelmeyi denediniz mi hiç?

İslam terminolojisine göre peygamberlere/elçilere atfedilen "İsmet" sıfatı en kısa haliyle günahsızlığı ifade eder.

1. Önerme: Elçiler de bir insandır.

2. Önerme: İnsanlar hata yaparlar.

3. Önerme: Elçiler hata yapmazlar.

Soru: Elçiler insan değil midir?

Bu konu elçilerin Allah tarafından seçilmiş özel kimseler olması ve bu sebeple diğer insanlardan farkları bulunmasına yönelik inanış ve toplumsal algılar sebebiyle bir türlü doğru izah edilememiştir.

Fıkıh kitaplarının çoğunda, konunun çıkmazda kalmaması adına peygamberlerin günah işlemeyeceği, yaptıkları küçük hatalara ise "zelle" denilebileceği ifade edilmiştir. Böyle yapılarak elçilerin ruhaniyetlerine hürmet gösterme vicdani sorumluluğunu yerine getirmek ve olası bir saygısızlıktan kaçınmak hedeflenmiş olmalıdır.

Zelle kelimesi Bakara suresi 36. ayette, Hz. Âdem ve eşinin şeytan tarafından kandırılması bahsinde geçmektedir. Bu kelime Kur’an’da şeytanın yoldan çıkartıcı rolünü ifade için kullanılmıştır. Peygamberler için kullanılması ise son derece yanlıştır.

Hz. Âdem kıssasında kullanılan kelimelerden biri “zulüm”, diğer bir ifade “isyan”, bir diğer ifade ise “nisyan” sözcüğüdür. Bu ifadelerin her biri ademoğlunun yönelimlerini de özetler niteliktedir. Burada peygamberi işlediği hatadan soyutlamak yerine; hatasından dönmesi, pişman olması ve bize gerçekçi bir şekilde örnek olabilmesi ön plana çıkabilmelidir.

Elçiler insandır ve diğer insanların onların yaptıkları hatalardan da ders çıkartmaya ihtiyaçları vardır. Şu var ki hiçbir peygamber ısrarcı bir şekilde yaratıcının buyruğunu çiğnemiş değildir. Onları özel kılan şey hiçbir hata yapmamaları değil, hatalarından dönebilme erdem ve ahlakına sahip olmalarıdır.

Allah özellikle insan bir peygamber göndermeyi tercih etmiş, ruhban sınıfının İslam dinine uygun olmadığını belirtmiş, elçilik vazifesi için bir meleğin görevlendirilmemesinin hikmetini de izhar etmiştir.

Peygamberlerin kendi iradelerini de aşağılayan bir tarzda onları günahsızlıkla sıfatlandırmak ne Kur'an ayetlerine ne de insani özelliklere uygun bir durum değildir.

Kaldı ki peygamberlerin günah işlemiş olmalarına ve tövbe ederek kendilerini affetmesi için Allah’a yakarmalarına yönelik Hz. Âdem, Hz. Yunus, Hz. Musa gibi sarih örnekleri de Kuran bizzat bildirmekte ve bizlere hatadan nasıl dönülmesi gerektiği ile ilgili de yol göstermektedir.

Sonuç Önermesi: Elçiler de birer insandırlar ve insanlar hata yaparlar.

*Günah kelimesi Farsça bir kelimedir. Tanrı buyruklarına karşı olan, dince suç sayılan, öteki dünyada cezayı gerektiren, kötü iş ya da davranışlara denir. Kur’an-ı Kerim’de günah kelimesine karşılık olarak şu ifadelerin kullanıldığı görülmektedir: zenb, ism, zelle, kebair, seyyie, haram, cünah, yeteadde hududillah, vizr, hıd’e, azimet, hıns, desise, cürüm, isyan, zulüm, nisyan.