01.11.2021 / Sağlık / Eğitim

Ruh, insan varlığının maddi olmayan tarafı ya da özü olarak tanımlanabilir ve genellikle bireysellikle eşanlamlı olarak ele alınır.

Kişilik

Bir insanı diğer insanlardan ayıran duygu, düşünce, değer yargıları ile birlikte tutum ve davranışların tümüdür.Kişilik ile ilgili olarak ortaya konulan en önemli kuramlardan biri Sigmund Freud (Sigmun Froyd) tarafından öne sürülen yapısal kuramdır. Freud’a göre kişilik biyolojik temelli üç ana bölümün birbirini etkilemesinden oluşan bir olgudur.

  • İd (Alt Benlik): Kişiliğin en ilkel yapısıdır. İd, haz ilkesine göre çalışır. İçgüdüleri, istekleri içerir. Örneğin, çok sevdiğimiz bir gofreti yolda karşıdan gelen kişide görünce, o gofreti yiyebilmek için gasp edercesine onu alma isteğidir. Yani hiçbir ahlaki kural içermeden ilk içgüdüsel isteğimizdir.
  • Ego (Benlik): İd’in yöneticisi, koruyucusu, savunucusu gibidir. Burada gerçeklik prensibine göre çalışır ve id ile süperego arasında bir arabuluculuk görevi üstlenir. Freud’a göre sağlıklı bir ruh yapısı için egonun görevlerini yerine getirmesi gerekmektedir. Ego, idin aşırı istekleri ve süperego aşırı yasakları karşısında bir uzlaştırıcıdır. Bu üç mekanizma dengede olmalıdır. Denge bozulduğu an ruh sağlığı da bozulur. İç ve dış hayatın uzlaştırıcısıdır. Örneğin, egoya göre o gofreti yemenin yolu o kişiye kibarca sorup bir tane istemekten geçer.
  • Süperego (Üst benlik): Kültürün, ahlakın temsilcisidir. Vicdan olarak da adlandırılabilir. Bireyin davranışlarını kontrol eden bir sıkı denetim mekanizması gibidir. Süperego bireyde kuralların içselleştirilmesini temsil eder ve haz ilkesi ile çalışan id’in aksine baskıcı bir güç içerir. Örneğin, başkasının elinde gördüğümüz o gofreti o anda almanın ne kadar ayıp bir şey olduğu içsel olarak bilinçaltımıza yerleşmiştir.

Karakter

Kişiliğin, kalıplaşmış olan en belirgin özelliklerini anlatmak için karakter kavramı kullanılır. Kişiliğe göre daha dar kapsamlı olup kişinin ahlaksal değerlerini vurgular. Karakter sonradan kazanılır ve kişinin yaşadığı kültürü yansıtır. Ayrıca karakter, insanın davranışlarına göre çevrenin verdiği değerdir. Bireyin karakteri, kişisel özellikler ile içinde yaşadığı çevrenin değer yargılarından oluşur. Çocukluk döneminden itibaren gelişmeye ve biçimlenmeye başlar.

Mizaç

Mizaç veya huy; bireyin kalıcı özelliklerinin en belirgin duygusal yönlerini anlatmak için kullanır. Genel olarak aynı duygusal durumu ve davranışları sergilemesi de kişinin mizacını ortaya koyar. Örneğin; öfkeli, neşeli, asık suratlı vb. olmak gibi…

İhtiyaç

Bireyin, yaşamı boyunca hep ihtiyaçları vardır ve bu ihtiyaçlar bazı davranışların gelişmesine yol açmaktadır. İhtiyaç; birey için en elverişli koşulların ve denge durumunun bozulması durumunda ortaya çıkan eksiklik durumudur. Bir ihtiyacı gidermek için organizmayı harekete geçiren itici güç ‘’dürtü’’, bireyin İhtiyacını gidermek için belli yönde etkinlik göstermesi eğilimine ise “güdü” denir. Güdüler belli davranışların ortaya çıkmasını sağlar.