01.03.2022 / Deneme / Din

Son pişmanlık fayda verir mi?

Kültürümüzde "son nefeste iman nasip olması" ile ilgili temenniler ve deyişler bulunmaktadır. Elbette söz konusu ifadeler ve dileklerin zemini dinimize dayanmaktadır.

Peygamberimiz bir hadisinde "Son sözü La ilahe illallah olan cennete girer" buyurduğu için olsa gerek, son nefesini vermek üzere olan yakınlarımıza bu sözü telkin etmeyi de adet haline getirmişizdir.

Tabi herkese bu sözü söylemek nasip olmaz. Yine bir hadisi şerifte "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz" mealinde bir ifade de kullanılmakta ve imanlı ölmek için son nefesin beklenmemesi öğütlenmektedir.

Yunus Suresi 90. ayetten itibaren, takip eden iki ayette Firavun'un başına gelenler ile ilgili anlatılanlar, bu konuyla ilgili almamız gereken dersi açık bir şekilde açıklamaktadır:

"İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, 'İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım' dedi."

Bu ayete bakınca Firavun son anında tek olan Allah'ı kabul etmiş gözükmektedir; fakat devamında Allah'ın onun imanını kabul etmediğini de görürüz.

"Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun." (Yunus Suresi 91. ayet)

Öyleyse nasıl anlamak gerekir meseleyi? Müslümanlardan bazılarına bile nasip olmayan bir söz nasıl olur da Firavun'a nasip olmuştur? Ve neden kabul edilmemiştir?

Bir yarışma programı bize bu meseleyi çözebilmek için ipucu vermektedir. Sunucunun "Emin misiniz? Son kararırınız mı?" şeklinde sorular yönelttiği bir yarışma. Bir çoğunuz hatırladınız sanırım.

Allah da bize soruyor. "Emin misin? Son kararın mı? Son sözün mü? Sözünün arkasında durabilecek misin?"

Son sözümüz "La ilahe illallah" olursa da cennetle müjdeliyor. Tabi son kararımızı vermek için ölmeyi beklemezsek.