09.02.2022 / Eğitim / Genel

Tutumlar, birey olarak bizi bilişsel ve duygusal olarak etkilemekte ve zaman zaman da davranışlarımızı yönlendirmeye aracılık etmektedir.

Tutumlar, nesneler, kişiler veya olayları değerlendirmeye yönelik -olumlu ya da olumsuz- insan zihninde oluşan ve davranışlara alt yapı oluşturan yargılardır.

Tutumlar, herhangi bir kişinin bir şeyler hakkındaki deneyimlerinin ya da hissettiklerinin yansıması gibidir. Örneğin, bir kişinin “İşimi seviyorum.” şeklinde bir ifade kullanması ve bu yönde bir yargıya varması, ilgili kişinin işine ilişkin tutumunu yansıtmaktadır. Kişinin “işine yönelik” bu tür bir tavır takınmasında, toplumun işe bakışından kişinin yöneticisi ile olan ilişkisine kadar birçok faktör etkili olmaktadır.

Sosyalleşme sürecinin önemli bir parçası olan tutumlar, deneyimler, inançlar ve duyguların bileşiminin bir ürünü olarak görülmektedir. Tutumlar, bireylerin çevreleriyle olan diyaloglarını kolaylaştırmak ve bireyin sosyalleşme sürecini hızlandırmak gibi birçok fonksiyonu yerine getirmektedir [5]. Çok farklı kavramlarla bağlantısı olan tutumlara ilişkin tanımlar incelenince, tanımlarda da farklı kavramlarla bağlantının sonucu olarak bazı farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Aşağıda tutumlara ilişkin bazı tanımlara yer verilmektedir:

  • Kağıtçıbaşı’na göre tutum, bir bireye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenleyen ve onların düzenli şekilde oluşmasını sağlayan eğilimlerdir.
  • Şerif ve Şerif’e göre tutumlar, psikolojik bir sürecin herhangi bir değer yargısıyla damgalanmış bir nesne veya duruma ilişkin olarak bireyin olumlu mu yoksa olumsuz mu duygusal tepki göstereceğini belirleyen ve oldukça sürekliliği olan hazır olma durumudur.
  • Budak’a göre tutum; kişinin belli bir insan, grup, nesne, olay gibi unsurlara karşı olumlu veya olumsuz düşünmesine, hissetmesine veya davranmasına yol açan oldukça istikrarlı, yargısal bir eğilimdir.
  • Özgüven’e göre tutum, bireylerin belirli bir kişiyi, grubu, kurumu veya bir düşünceyi kabul ya da reddetmesi şeklinde gözlenen, duygusal bir hazır oluş hali veya eğilimidir.

Tutumlara ilişkin tanımlar göz önüne alınınca, tanımlarda genellikle insanların, nesnelerin veya fikirlerin değerlendirilmesi üzerinde durulduğu görülmektedir. Herhangi bir kişi, nesne veya fikir hakkındaki değerlendirme, genellikle olumlu veya olumsuz bir yargıya varma şeklindedir. Bu yönüyle tutumların bir yapı özelliği gösterdiği görülmekte ve doğrudan gözlenemese de davranıştan önce geldiği ve bireyin hareketlerine rehberlik edecek şekilde yol gösterici olduğu düşünülmektedir.