16.10.2020 / Deneme / Genel

Birkaç nefes ver ve sonra nefes al tekrar.. Birkaç nefes ver ve sonra nefes al yine. Ve işte sonunda elinde kocaman bir balon.

Göz alıcı tüm renklerden; benim hayran olduğum mavi renkten ve bazıları şekillendirilmiş balonlar. Ama şu ana kadar hiç birini şişirmeyi bilmiyordum. Önce elimdekileri patlatmayı sonra da yavaş yavaş şişirmeyi öğrendim. İlk patlattığım balonu hatırlıyorum da hem korkudan hem de en sevdiğim olmasından dolayı saatlerce ağlamıştım.

balonu uçan kız

Sonra şişirmeyi denedim yine birçok kez. Bazen verdiğim nefesin geri yüzüme vuruşu bazen hiç nefes veremeyişim.. Her seferinde aynı heyecanla ama daha çok nefesle daha çok deneyimle şişirmeye çalışmalarım.. Sürekli deniyordum.. Başarmıştım. İçine doldurduğum hava yüzüme vurmadan balonumu kendim şişirebilmiştim sonunda. Belki de ilk ve en güzel zaferimdi. Hatta şişirdikten sonra ağzını bağlamayıp içindeki havayı hafifçe açtığım boşluktan bırakarak sesler çıkartıyor ve oynuyordum Ne kadar zevkliydi.

Balonu gökyüzüne bırakmamak için çaba sarf ediyor yine de onun gökyüzünde kendi istediği yere uçmasını izlemeyi düşünmek de ayrı hoşuma gidiyordu. Tabi istediği yere de rüzgar götürüyordu. Ayrı bir simgeydi herkes için. Büyükler genelde doğum günlerinde sevgililerine hediye olarak alıyordu fakat benim için balon, rüzgara bağlı özgürlüktü. Küçüktüm ama her istediğimi kendim yapabiliyordum. Yine de annemin desteğini her zaman yanımda istiyordum, balon misali..

anne ve kızı duygusal fotoğraf

En güzel balonumu tekrar şişirdim, şişirdim ve şişirdim.. En son noktasına kadar şişirmeye çalıştım, nefesimin izin verdiği ölçüde. Balonların hepsi güzeldi ama mavi renkte olanlar her zaman ayrı bir güzeldi benim için.

Sonra ne mi oldu? Minik parmaklarımın arasından süzüldü ve gökyüzüne doğru yol aldı. Bir süre sonra patlayıp yere süzülmek üzere..

Ve balon patladı; dünyanın bilinmeyen bir köşesine iniş yaptı..