09.11.2022 / Genel

Güney Kaliforniya'nın Wineville kasabasında gerçekleşen bu olay sonucu, kasabanın lekelenen ismi değiştirilerek Mira Loma oldu.

1928 yılında polisin bir hendekte kafasız bir erkek çocuk cesedi bulması ile ortaya çıkan bu seri cinayetler, aslında delil yetersizliğinden bir sonuca varamayacaktı. Fakat Kanada'daki ABD Konsolosluğundan yapılan bir ihbar, bu cinayetin ve çok daha fazlasının ortaya çıkmasını sağladı.

19 yaşındaki Jessie Clark, Kaliforniya'daki bir tavuk çiftliğinde çalışan 15 yaşındaki kardeşi Sanford Clark'ı ziyaret etmek için gelmişti. Kuzenleri Gordon Northcott'a ait olan çiftlikte çalışan kardeşinden garip bir mektup alan Jessie, kardeşinin Walter Collins isimli bir çocuğun ölümünden haberdar olduğunu ama keyfinin yerinde olduğunu öğrendi.

Walter Collins, Mart 1928'de sinemaya giderken kaybolmuştu. Sanford, kuzeni Gordon'un Walter'ı kaçırıp herkes onu aramaya başlayınca da öldürdüğüne şahit olmuştu. Sanford, Gordon'un Walter'ın yanı sıra başka iki çocuğu daha kaçırdığını ve öldürdükten sonra kafalarını kopardığını ablasına anlattı.

Bunu öğrenen Jessie, derhal ABD konsolosluğuna gidip olanları anlattı ve Gordon Northcott ve annesi Sarah Louise Northcott kaçmaya çalışırken yakalandı. Anne-oğul yakalansa da asıl olay çiftliğin araştırılmasından sonra başladı.

Çiftlikteki kümesin altında insan kalıntıları bulan polisler, Gordon'u sorguya çektiklerinde tüm cinayetleri öğrendi. Yalnızca Meksikalı yardımcısı Alvin Gothea'nın cinayetini üstlenen Gordon her ne kadar itiraf etse de anne Louise Walter Collins cinayetini itiraf etti. Fakat çocuğun cesedi asla bulunamadı.

Soruşturma devam ederken Gordon'un öz oğlu olmadığını söyleyen Louise Northcott, oğlunun aslında öz kızı ve kocasının ensest ilişkisinden doğduğunu itiraf etti. Bu itiraf, aile için psikolojik yıpranmalar olduğunu gün gibi ortaya çıkarıyordu.

Erkek çocuklarına önce cinsel tacizde bulunup daha sonra öldürüp kafalarını koparan Gordon Northcott'un kurban sayısı belli olmasa da 3 çocuğu öldürmekten suçlu bulundu ve 1930 yılında asılarak idam edildi.

Kümes cinayetleri son bulup kasabanın ismi değişse de Walter Collins'in cesedinin bir türlü bulunamaması işleri epey karıştırıyordu. Illinois'de Walter olduğunu iddia eden bir erkek çocuk, anne Christine Collins tarafından Los Angeles'a getirilse de Christine bu çocuğun Walter olduğuna asla inanmıyordu.

Polis ekipleri ise kayıp çocuk olayını çözebilmek için Christine'a sürekli Walter'ın bu çocuk olduğuna dair baskı yapıyordu. Diş kayıtlarına bakıldığında Walter'ın bu çocuk olmadığı ortaya çıksa da polis ekipleri bu durumu kesinlikle reddetti ve Christine Collins'i akıl hastası ilan etti.

Daha sonra ünlü olmak için böyle bir yalan attığını söyleyen sahte Walter durumu itiraf etse de anne Christine Collins çektiği acı ve gördüğü baskı yüzünden mahvolmuş ve kayıp çocuk Walter'ın bulunma durumu gecikmişti.

Söz konusu olay Clint Eastwood tarafından Changeling ismi ile filme çekildi.