28.03.2020 / Kültür / Sanat / Tarih

Hüzünlü geçmişlerine rağmen Romanlar cıvıl cıvıl halleri, güzel dansları ve müzikleri ile bize neşe katan ayrılmaz bir parçamız olmuştur.

Kökenleri Hint-Avrupa soyundan gelen Romanlar yaklaşık olarak 1050 yılında İran ve Suriye üzerinden Mısır’a geçerek Portekiz ve İspanya’ya yerleşmişlerdir. Bir kısmı da Hazar Denizi’nden Karadeniz ve ardından da Balkanlar ve Avrupa’ya göç etmişlerdir. Hindistan’dan göç etmeleri ile ilgili farklı görüşler de vardır. Bunlardan bazıları; Hindistan’ı fetheden Müslümanların, Romanları köle olarak alması, savaşlarda paralı asker olarak kullanılıp yenilgi sonrası göç etmek durumunda kalmaları ya da Romanlar eğer Luri Halkı’ndan iseler M.S 420 yılında Hindistan’dan dünyanın dört bir yanına yayılmaları gibi.

Hep göçer yaşam tarzı içinde olduklarından dolayı barınmaya çalıştıkları yerlerde önyargı ile yaklaşıldığı için dışlanmışlar ve bulundukları yerde yurttaşlık bağı kuramamışlardır. Önyargının nedenleri arasında yaşam şekilleri, fiziksel özellikleri, haklarında anlatılan hikâyeler etkili olmuştur. Geçim kaynakları hayvancılık ve tarımdır.

Tarih boyunca genellikle başka bir milletin topraklarını istila etmeleri ve göçe zorlanmaları sonucu fakirleşmişlerdir. Genellikle bulundukları yerin dini inanış şeklini benimsemişler, kendi içinde yerleşmiş oldukları topraklarda yaşayan toplumdan ayrı bir alt kültür oluşturmuşlardır. İzole bir yaşantı dayatılmış, kendi toplulukları arasında evlilik yapmış ve sosyal hayatlarını devam ettirmişlerdir.

Ağırlıklı olarak müzisyenlik yaparak geçinmişlerdir. Dans etmek ve müzik ruhlarına işlemiştir.  Göç ettikleri yerin kültürünü başka bir topluma aktarmış, özellikle müzik tarzlarını öğrenerek kendi müzik kültürleri ile harmanlamışlardır.

Bunlardan biri ünlü Roman müzik grubu olan Gypys Devils, klasik müziği kendi ezgileriyle yorumlar, folklorik müziklerinin yanı sıra caz ve film müzikleri yapar. Ernest Sarkozy’in kuruculuğunu yaptığı grup 2000 yılında En İyi Orkestra ve En İyi Albüm dalında Grammy ödülü almıştır.

Fanfare Ciocerlia üflemeli çalgılar ve davulla bando tarzında müzik yapan bir gruptur. 1990’larda Romanya’da şenliklerde müzik yapan bu grubu, 1996 yılında Alman bir müzisyen keşfeder ve 12 müzik adamından oluşan bu ekip Fanfare Ciocerlia olarak profesyonel müzik yapmaya başlarlar. Asphalt Tango ve Kan Mara Lua ünlü eserleridir.

Ülkemizde Mustafa Kandıralı Roman kökenli klarnet ustasıdır. Batı Müziği şeklinde yaptığı eserlerle beğeni kazanır ve Almanya’da 1992 yılında katıldığı caz festivalinde Nefesli Çalgılar dalında birincilik ödülü almıştır.

Roman Kültürü’nde çocukluklar adeta müzik - dans öğrencisi sayılır ve yetişir, kendi yaşamlarında geleneklerinden kopmamışlar ama gördükleri çeşitli kültürlerle müzikte güzel bir birleşim yaratmışlardır.