20.05.2022 / Genel

Kristof Kolomb, Jamaikalı yerlileri aklıyla kandırarak kendisinin Tanrı ile konuştuğunu söyler ve onları aylarca köle olarak kullanır.

Kristof Kolomb gemilerin zorunlu tamiratı için Jamaika’ya uğrar. Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir.

Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez. Üstelik gemi tayfası yerli halkın yiyecekleri yağmalayamaya başlar. Bu durumdan rahatsız olan yerli halk, Kristof Kolomb ve tayfasına yardım etmeyi keser.

cehalet her zaman köleliği getirir

Çaresiz durumda kalan Kolomb, o dönemlerde gemilerde bulunan ve yıldız pozisyonlarını içeren takvimi karıştırır. Bu esnada ertesi gün ay tutulması olacağını öğrenir. Aklına gelen fikir ile hemen yerli halkın şefini ziyaret eder.

Bu ziyarette şefe Tanrı ile haberleştiğini söyler. Tanrı’nın yardımların kesilmesinden mutsuz ve kızgın olduğunu iletir. Bu kızgınlığını da Ay’ı kırmızıya boyayarak göstereceğini söyler.

Ertesi gün Ay tutulması gerçekleşir. Ay’ın kırmıza bürünmesi ile yerli halk korkmaya başlar. Kolomb’un oğlu ise o gün yaşananları defterine şu şekilde not alır:

İnleme ve feryat sesleri eşliğinde her yerden gemilere doğru akın ettiler. Bize yiyecek ve içecekler getirdiler. Tanrı’ya onları affetmeleri için yalvarmamızı söylediler.

Bu cümleleri not aldıktan sonra da “cehalet her zaman köleliği getirir” diye ekler.