26.01.2022 / Genel

Hayatta kalmak için kullanılan çağdaş aletler, acil durumları daha kolay atlatmanızı sağlarken eskiden durum hiç de kolay değildi.

Peki ya bunlar olmadığı zaman tehlikeli bir duruma düşerseniz? Bazen en başa dönmek gerekir ve taş devrinden gelen bu çok etkili hayatta kalma becerilerini bilmek hayatınızı kurtarabilir. Özellikle de hayatımızı sürdürmek için elektronik cihazlara bel bağladığımız bu zamanda.

Sürtünme ile Ateş Yakın

Doğal ortamda ateş yakmak için kullanılan en eski yöntemlerden biri de bu. Çoğu yöntemde, bir tahtaya ileri geri doğru delik açılır. Git gel şeklinde yapılan hareket, çoğu sürtünme yönteminin kilit noktasıdır. Testere hareketi de kullanılan diğer bir yöntemdir yine ileri geri şeklinde yapılır. Fakat yönteminiz ne olursa olsun, akılda tutulması gereken bazı değişmezler var.

Malzeme seçimi anahtar öneme sahip. Sürtünme için daha yumuşak olan odun türlerini tercih etmelisiniz. Odunun ölü ve kuru olması ancak çürük olmaması gerekir. Dökülen kabuklar ve filizlenen mantarlar, odunun sürtünme-ateş unsuru şeklinde kullanılabileceğini gösteren tipik işaretlerdir. Ayrıca, tutuşma sıcaklıkları ve katran seviyeleri düşük olan türlere odaklanmanız gerekir. Yağ tabanlı bir bitki özü olan katran, ısındığı zaman yağlayıcı görevi görerek sürtünmeye engel olur.

Son olarak, kiti doğru şekilde kurup kullanma becerisini öğrenmeniz gerekir. Bu karmaşık sanatta ters gidebilecek pek çok şey olsa da, her şey doğru gittiğinde ateşe kavuşursunuz.

Taş ile Su Kaynatın

Su kaybı bizi günler içinde öldürebilir. Dolayısıyla yeterli su içmek anahtar önem taşıyor. Fakat dünya genelindeki ham sularda bulunan pek çok farklı canlıya karşı savunmasız olduğumuzdan her suyu içemeyiz. Virüslerden bakterilere, amiplerden çıplak gözle görülmeyen parazit kurtlara kadar yüzey sularında yaşayan mikroorganizmalar, hayat kurtaran bir sıvıyı kolaylıkla ölümcül bir içeceğe dönüştürebilir.

Ham suyu mikroplardan arındırmada en eski ve en güvenilir yöntemlerden biri de kaynatmaktır. Üstelik bunu bir tencere ya da su ısıtıcı olmadan yapabilmenizi sağlayan antik bir yöntem var. Bu yöntem ise taşla kaynatmak.

Ömürlük Düğümler Atın

Düğüm atma becerilerinizi ne kadar geliştirirseniz geliştirin, düğüm atacak ip, bağ ve halat yoksa tüm bu uygulamalar boşa gidecektir. Halat yapımı, ıssız yerlerde hayatta kalmanın isimsiz kahramanı olarak burada devreye girer.

En basit halatların örülmesi, bükülmesi veya kesilmesi gerekmez; bitkilerden elde edildiği şekliyle kullanıma hazırdırlar. Kurdele benzeri soyuntu şeritleri, esnek sarmaşık filizleri (morsalkım gibi) ve uzun kauçuksu kökler (alaçam kökleri gibi), halata alternatif olarak kullanılabilir. Genelde karmaşık düğümler atılamayacak kadar katıdırlar ancak basit bir ıskota bağı çoğu zaman iş görecektir.

Bitkiler konusunda daha fazla bilgi sahibi olanlar içinse belirli ağaçların iç kabuk lifleri, her uzunluk ve kalınlıkta iki katmanlı halat şeklinde sarılabilir. İhtiyacınız olan şeyler sadece zaman, ham madde ve pratiktir.

Kendi Taş Bıçaklarınızı Yapın

Farklı taş işleme yöntemlerinden yararlanarak, dünya genelinde yaygın şekilde görülen kayalardan jilet keskinliğinde bıçaklar yapabilirsiniz. Örneğin ufak bir taş ile bir çakmaktaşı ya da kuvars parçasının ince kenarına vurursanız, pek çok kamp işinde kullanılabilecek keskin bir taş tabakası çıkartabilirsiniz. Koptukları taşlar kadar dayanıklı olabilen bu bıçaklar, halat kesmekten yiyecek doğramaya kadar her işin üstesinden gelebilir.

Üstelik pahalı yaşam idame bıçağınıza destek olabilecek bir özellikleri daha var; bu taş bıçaklar kullanılıp atılabilir.

Balık Tutun

Balık tutmak, önemli bir besin toplama stratejisidir; özellikle de bahar ve yaz aylarında. Antik olta takımları, bugün aldığımız olta iğneleri ve yalancı yemlere hiç benzemez. Fakat doğru şekilde kullanıldıklarında en az onlar kadar etkili olabilirler.

Ağlar, tuzaklar, mızraklar, kancalar ve hatta elle tutma gibi atalarımızdan miras kalan balık tutma yöntemleri, şans ve beceri bir araya geldiğinde harikalar yaratabilir. Bir ölüm kalım durumunda, balıklar bize protein ve yağdan gelen hayati kaloriler sağlayabilir (bu iki makrobesini, bahar ve yaz aylarında bitkilerden bulmak zordur).

Bitki Ve Ot Aramaya Çıkın

Yiyecek aramak bir taraftan bazı otları koparıp yemek kadar basit olsa da, diğer taraftan dikkat edilmesi gereken birçok püf noktası ve ters gidebilecek bazı şeyler bulunuyor. Dut koparmak gibi basit hareketlerden meşe palamutlarını kırıp emmeye kadar, yiyecek aramak hem basit hem de karmaşık bir faaliyet olabilir. Fakat konunun ne kadar derinine inerseniz inin, bitki türlerini doğru şekilde belirlemek ve bitkinin parçalarını nasıl doğru şekilde kullanacağınızı bilmek büyük önem taşıyor.

Yiyecek ararken yapacağınız hatalar, karın ağrısı gibi ufak sonuçlar da doğurabilir, organ yetmezliği ve ölüm gibi ciddi sonuçlar da. Dikkatli toplayın.

İz Sürmeyi Öğrenin

Atalarımız, av hayvanlarının ve yırtıcıların izini sürmede becerikliydi. Bu sanat şekli artık günümüzdeki çoğu insan tarafından kullanılmasa da, iz sürmek belli durumlarda yine hayat kurtarabilir. Tetikte kalmak ve işaretleri okumak, civardaki tehlikeli canlılara karşı (ayılar ve dağ aslanları gibi) dikkatli olmanızı sağlayabilir ve av hayvanlarının yerini bulmanıza yardımcı olabilir.

Belirgin ayak izleri bulduğunuzda, neyi takip ettiğinizi bildiğinizden emin olun.

Bir Barınak Yapın

Çocukken ağaç dallarıyla yaptığınız o küçük sığınağı hatırlıyor musunuz? Şimdi başka bir tane yapma zamanı. Fakat bu sefer hayatınızı kurtaracak.

Doğadaki kaynakları kullanarak yapabileceğiniz birçok farklı yaşam idame barınağı var. Yaslamalı barınaklar rüzgarı engelleyebilir ve ateşin gece boyunca yanmasını sağlayabilirsek bir miktar sıcaklık sunabilir. Çer çöp ile yapılan barakalar, geceleyin çok daha iyi sıcaklık sağlar fakat sınırlıdırlar ve yapması daha uzun sürer. Hangisini tercih ederseniz edin, bu ipuçlarını aklınızda tutun:

  • Yeterli zamanı ayırıp karanlık basmadan önce yapın.
  • Suyun birikmeyeceği bir bölge seçin (hendek veya yarıkların içinde yapmayın).
  • Daha hızlı yapmak için bol miktarda inşa malzemesinin bulunduğu bir nokta seçin.
  • Kapıyı rüzgâr ve fırtınaların hâkim olduğu yönden uzağa yapın.
  • Ateşi rüzgâr yönünde yakmayın, özellikle de barınağınız ölü yapraklardan, kuru otlardan ve diğer tutuşabilir bitkilerden yapıldıysa.

Doğru Yolu Bulun

Günümüzün çağdaş yön bulma aletleri ve detaylı topografik haritaları olmadığında, doğada yönünüzü bulmak imkânsız gibi gelebilir. Fakat bu doğru değildir; türümüz, doğru yolu binlerce yıldır buluyor.

O halde pusulanızı kaybettiğinizde ve GPS’inizin pili bittiğinde, doğru yolu geleneksel araçlar ile bulabilirsiniz. Güneş ve Ay, genel bir yön algısı sağlayabilir. Her iki gök cismi de doğudan doğar ve batıdan batar. Hava cepheleri de tahmin edilebilir kalıplar sergiler. Birçok rüzgâr çeşidi belli yönlerden eser.

Gece olsa bile dostumuz yıldızlar ve takımyıldızlar size rehberlik edebilir. Kuzey Yıldızı ve civarındaki takımyıldızlar (Büyük Kepçe, Küçük Kepçe ve Kraliçe) hangi yönün kuzey olduğunu gösterebilir. Eğer bu yeterli gelmezse, gün ortasındaki güneşli bir noktada yere bir çomak batırın. Eğer vakit şafak ve alacakaranlığın tam ortasıysa, gölge kuzeye doğru bakacaktır. Zamandan emin olamazsanız, yere düşen gölgenin ucuna işaret koyun (taş koyun veya toprağa daha küçük bir dal saplayın) ve birkaç saat sonra yeniden işaretleyin. Bu sayede doğu/batı hattı oluşacak ve ilk işaret batıda kalırken, ikinci işaret doğuda olacaktır.