28.04.2019 / Eğitim / Genel

İnsan; biyolojik, toplumsal, kültürel ve psikolojik özelliklere sahiptir. Bu özellikler, insanları diğer canlılardan ayırır.

İnsanın Beş Duyu Özelliği

Çevredeki her türlü uyarıcıyı duyu organları sayesinde fark edebiliyoruz. Eğer duyular olmasaydı bunları başaramaz, yaşamımızı sürdürmede zorluk çekerdik.

1. Görme

Görme organımız gözümüzdür. İnsan gözü 380-760 milimikron dalga boyundaki ışıkları görür. Gözümüz kırmızı ve mor arası renkleri görür. Mor ötesi renkler de vardır. İnsan bu renkleri göremez. Örneğin, mor ötesi ışınlar.

  • Nasıl görüyoruz?: Cisimlerden gelen ışınlar göz merceğinden kırılarak ağ tabaka (retina) üzerine düşer. Retina üzerine düşen, cismin ters görüntüsüdür. Sinirler bu ters görüntüyü beyne götürür, orada görme işlemi düz olarak algılanır.
  • Görmenin beyin mekanizması: Görme merkezi, beynin arka yumrusu üzerinde bulunur. Her iki gözün ağ tabakasının sağ yarısı, beynin sağ yarım küresinin görme merkezine; sol yarısı da sol yarım küresinin görme merkezine bağlıdır. Her iki görme merkezi çalışmadığında insan göremez. Görme merkezlerinden biri çalışmadığında ise her iki gözün ağ tabakalarının o yanda bulunan yarısı çalışmaz. Bu durumda göz, ancak görüş alanının yarısını görür.
  • Renk algısı: Retinada koni ve çubuk (rod) olmak üzere iki çeşit hücre bulunur. Koniler renkli görmeyi sağlar. Konilerde; kırmızı, yeşil ve mavi renklerin her birine ayrı ayrı duyarlı üç çeşit pigment (renklere duyarlı hücre) vardır. Bu pigmentlerin değişik dalga boyundan ışık dalgalarıyla uyarılması sonucu farklı renkler ortaya çıkar. Örneğin, kırmızı ve yeşil konilerin yaklaşık eşit uyarılması ile yeşil renk ortaya çıkar. Konilerin bir başka özelliği, ayrıntılı görmeyi sağlamasıdır.
  • Aydınlık-karanlık algısı: Retinadaki çubuk (rod) hücreleri karanlıkta, koniler ise gün ışığında görmede etkindir. Çünkü çubukçuklarda gece görmemizi sağlayacak daha çok pigment vardır.
  • Renk körlüğü: İki tür renk körlüğü (daltonizm) vardır:
    • Bütün renklere karşı renk körlüğü (Dünyayı siyah beyaz görürler.)
    • Kırmızı-yeşil renklere karşı körlük.
  • Tüm renklere karşı körlük nadir görülür. Daha çok kırmızı-yeşil körlüğü yaygındır. Renk körlüğü, kalıtım (genetik) yoluyla geçer. Erkeklerde kadınlardan sık görülür. 

İnsanın Özellikleri

2. İşitme

İşitme organımız kulaktır. Cisimlerin titreşimi ile oluşan basıncın hava moleküllerine çarpması sonucu ses oluşur. Ses dalgalar halinde yayılır.  Kulağımız frekansı 20-20.000 arasında olan sesleri duyabilir. Ses, boşlukta değil hava içinde yayılır. Sesi; sıvılar, hava ve gazlardan; katı maddeler de sıvı ve gazlardan daha iyi iletir. Sesler uyumlu ve düzensiz sesler olmak üzere ikiye ayrılır. Düzensiz sesler kapı gıcırtısı gibi düzensiz bir nesnenin titreşmesi ile ortaya çıkar. Düzenli sesler ise düzgün titreşim yapan nesnelerden ortaya çıkar. Uyumlu seslere ton denir. Örneğin, keman sesi.

  • Nasıl işitiriz?: Dış kulak tarafından (kulak kepçesi) toplanan ses dalgaları kulak zarını geçerek orta kulağa gelir.Orta kulaktaki çekiç, örs ve üzengi kemikleri sesi bir mikrofon gibi yükseltir ve sesin iç kulağa geçmesini sağlar. Ses dalgaları iç kulaktaki salyangozun içindeki korti organı tarafından alınarak elektriksel, kimyasal uyarımlara dönüştürülür. Sinirler aracılığı ile beyne iletilir; böylece duyarız. İşitme merkezi, beynin şakak yumrusundadır. 

Koklama

3. Koklama

Koku alma duyu organımız burundur. Kimyasal uyarıcılar, koklamada burnun alıcı hücrelerinin emebileceği gazların içindedir. Birkaç gaz molekülü bile koku duyumunu uyarmak için yetebilir. Koklama ve tat alma arasında yakın bir ilişki vardır. Burnumuzu ve gözümüzü kapatarak yediğimiz bir yiyeceği acı, tatlı, ekşi, tuzlu biçiminde ayırt edebiliriz ancak yediğimizin ne olduğunu anlamayız. 

4. Tat Alma

Tat alma duyumuzun organı dildir. Dilde bulunan tat tomurcukları, içlerine sızan kimyasal maddeler yoluyla bu duyumu başlatır. Genel olarak dilin uç kısmı tatlıya, ön-yanları tuzluya, arka-yanları ekşiye ve arka kısmı da acıya duyarlıdır. Tat ile koku arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu nedenle nezle olduğumuzda yediklerimizin tadını alamayız. Eğer burun deliklerimiz ve gözlerimiz kapalı olursa ağzımıza konan çiğ patatesle elmayı birbirinden ayıramayız. Çünkü biz yiyeceklerin tat ve kokusunu birlikte beynimize kaydederiz. Sadece tat alma ile bunu bilemeyiz.

Dokunma

5. Dokunma

Deri bir değil dört ayrı duyunun organıdır. Bunlar; dokunma, sıcak, soğuk ve ağrı adlarını alır. Derinin bir bölgesi belirli bir duyum için duyarlı iken başka bir bölgesi başka bir duyum için duyarlıdır. Yani dokunma, ağrı, sıcak ve soğuk duyumları derinin her yerinde aynı düzeyde ortaya çıkmaz. Buna da “nokta duyarlılığı” denir.

İnsanın Düşünme Özelliği

Bu kitabı okurken düşünmektesiniz, okuduklarınız ile kendi yaşantılarınız ve bilgileriniz arasında ilişki kurmaktasınız. İnsanlar uyanık oldukları zaman genellikle düşünürler. Düşünememek, zor bir iştir. Herhangi bir işle meşgulken düşüncelerimiz başka bir konuya kayar. Örneğin, ders dinlerken akşam evde olanlar veya bugün yapmayı planladığınız işleri düşünüyor olmanız mümkündür ve genelde bu herkesin yaşadığı şeylerdir. Bu durumlara “hayal kurmak” denir. Hayal kurmak da bir düşünme biçimidir. 

Düşünme; olay ve nesneler yerine onların simgelerini (sembol) kullanarak yapılan zihinsel bir işlev ve sorunlara çözüm arama yoludur.

öğrenmek

İnsanın Öğrenme Özelliği

Öğrenme, yaşantısal deneyimler yoluyla davranışlarda değişiklik oluşturma sürecidir. Farklı bir deyişle öğrenme; yaşantı ürünü, kalıcı izli davranış değişikliğidir. 

Öğrenme kavramının kapsamı çok geniştir. İnsanlar öğrenmeye doğduktan hemen sonra başlayarak önce aileden ve çevreden, sonra öğretmenlerinden, arkadaşlarından, kitaplardan, deneyimlerinden, kısaca yaşam boyu karşılaştığı herkesten ve her şeyden etkilenerek davranışlarını değiştirir, geliştirir ve ömürlerinin sonuna kadar buna devam ederler. 

Yaşam boyu devam eden öğrenme sayesinde insanlar, kendilerini doğru ifade etmeyi öğrenirler ve başka insanlarla etkili iletişim becerileri geliştirmeyi başarırlar. 

zeka

İnsanın Zekâ Özelliği

Zekâ, zihinsel becerilerin tümüdür. Zekâda kalıtımın ve çevrenin rolü büyüktür. Dünyayı anlama, tanıma, değerlendirme konusunda zekâ; bilgileri kazanma gücü olarak ortaya çıkar. Böylece zekâ; kalıtsal faktörlerden, sinir sistemi ve duyu organlarının biyolojik yapısından etkilenir. Temelde zekâ, doğuştan gelir ve büyük ölçüde kalıtımın etkisiyle belirlenir. Yapılan çalışmalarda, çocuğun zekâsı ile ana-babanın zekâsı arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu saptanmıştır. Çocuğun zekâ gücü, annesiyle babasının zekâ gücü ortalamasına yakındır. Biraz altında ya da üstünde olabilir. 

İyi bir çevrede büyüyen, sevgi ve ilgi gören ailelerin çocuklarının daha zeki olduğu gözlenmiştir.

duygu

İnsanın Duygu Özelliği

Duygu, bireyin ruh hâlinde biyokimyasal (içsel) ve çevresel tesirlerle etkileşiminden doğan kompleks, psikofizyolojik bir değişimdir. Kişiye özgü sağlık duyusunu belirleyen temel faktördür ve insanın günlük yaşamında merkezî bir rol oynar. Bu yüzden pek çok bilim dalı ve sanat biçimi tarafından araştırılmıştır. Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır. 

Duygular her dilde ve kültürde farklı ifade edilmektedir. Taşıdığı değer farklılaşmakta, ifade sayısı azalmakta ya da artmaktadır. Bazı dillerde sadece basit ayrımlar varken bazı dillerde duygu ifade ayrımları binlerle ifade edilmektedir. Duygusal ifade ayrımlarına hâkim olan kişilerin topluluk psikolojisinde etkinlikleri artmakta; anlaşabilme, anlaşılabilme yetilerindeki gelişimlerle bu kişiler daha hızlı ilerleme kaydedebilmektedir.  

Duygulanma ise bazı uyarıların ve fizyolojik işlevlerin iç dengeyi ve ruhsal yaşantıyı olumlu veya olumsuz etkilemesi ve bu etkinin bilinçte anlam kazanmasıdır.

dikkat

İnsanın Dikkat Özelliği

Dikkat, bütün ruhsal faaliyetin ve uyarıcının bir duyumda ve bir davranışta toplanması ve bir yönelmedir. Dikkat, zihin çalışmasının ve duyguların bir uyarıcı üzerinde toplanması hâlidir. 

Derste öğretmenini anlayarak dinleyen ve aklından başka bir şey geçirmeyen öğrenci dikkat halindedir. Televizyonda önemli bir haberi izleyen veya çok sevdiği bir arkadaşından cep telefonuna gelen mesajı okuyan insan, dikkat halindedir. Bir yemeğin tuzluluk derecesini veya tadını anlamaya çalışmak, burnumuza gelen kokunun neye ait olduğunu anlamaya çalışmak, dikkat halidir. Bu ve benzeri şeyleri anlamaya çalışmamak, gereği gibi yapmamak dikkatsizliktir. Ders anlatan öğretmeni kendini zorladığı halde dinleyemeyen, aklına gelen başka şeyleri kafasından atamayan öğrenci dikkatsizdir.

unutkanlık

İnsanın Unutma Özelliği

Unutma, öğrenmenin tersi olan bir bellek işlevidir. Yani öğrenilenlerin zihinde yeniden canlandırılamaması olayıdır. Öğrenildiği sanılan bilgilerin, bağların zayıflığı nedeniyle gerektiğinde geriye getirilememesi ve bilgileri hatırlamakta güçlük durumudur. Unutma, beynin önemli fonksiyonlarından biridir. Hafızanın aşırı yüklenmesini önler. İnsanı yaşatan bir fonksiyon da denilebilir. Büyük acılar, büyük kayıplar sürekli hatırlansa yaşama katlanmak mümkün olur mu?

1. Neleri Unutuyoruz?

  • Adları, rakamları, tarihleri
  • İstenmeyen şeyleri
  • Kısa sürede ve zorla öğrendiklerimizi
  • Zor öğrenilmiş, tam kavranmamış konuları
  • İnançlarımıza ve ön yargılarımıza ters düşen konuları
  • Anlamadığımız, bize anlamsız gelen bilgileri
  • Başarısızlıklarımızı
  • Öğrenmeye çalışmadan rastgele edindiğimiz bilgileri
  • Öğrendikten sonra üzerinde yeterince düşünmediğimiz konuları
  • Yorgun, hasta, isteksiz ve sıkıntılı anlarımızda öğrenmeye çalıştığımız bilgileri
  • Uzunca bir süre ara vermeden çalışarak öğrenilenleri kolayca unutuyoruz. 

Bunlar, daha çok derslerde öğretilmeye çalışılan bilgilere benziyor değil mi? Öyleyse derslerdeki bilgileri unutmamak için daha çok çaba gerekiyor. 

2. Neden Unutuyoruz?

Bilim adamları unutma nedenlerini 4 şekilde açıklamaktadır:

  • Kullanılmayan bilgiler unutulur.
  • İyi yerleşmemiş bilgiler arasında karışıklık olur.
  • İşimize gelmeyen olayları unuturuz.
  • Yeni yaşantılar edindikçe eskileri unuturuz. 

3. Unutmamak için Yapılması Gerekenler?

  • Öğrendiklerinizi kullanınız.
  • Edindiğiniz bilgiyi ara-bul-geri getir ipuçlarına bağlayarak ayırt edici konuma getiriniz.
  • Ket vurma ihtimali olan öğrenmeleri birbirinden uzaklaştırarak öğreniniz.
  • Her şeyi akılda tutmanın mümkün olmadığını biliniz, not tutunuz, ajanda kullanınız.
  • Hatırlatma için teknolojinin tüm olanaklarından yararlanınız.
  • Bulmaca çözünüz.
  • Uyku düzeninize dikkat ediniz. İyi uyumazsanız dikkati toplayamazsınız.
  • İyi besleniniz.

merak

İnsanın Merak Özelliği

İnsanların bilmedikleri bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duydukları istektir.  

Günlük yaşamda meraklı olmak, bazen olumsuz karşılanır. Sorulmaması daha uygun olan soruları soran kişiler, olumsuz nitelikteki meraklılardandır. Bu tip kişiler, etrafındakileri rahatsız ederler. Eğer merakımız yeni gelişmeleri, işle ilgili değişiklikleri öğrenmeye yönelik olursa takdir edilen, istenilen bir davranış sayılır.

İnsanın Kıskançlık Özelliği

Kıskançlık; kendinden üstün, başarılı, güzel, mutlu, olanlara katlanamamak diye de tanımlanabilir. Kıskançlık, olumsuz duygulardan biridir. Ayrıca kıskançlık; düşmanlık, kızgınlık duyguları ve kendine güvenmeme ile de yakından ilgilidir.

Gelişme

İnsanın Gelişme Özelliği

Gelişme; doğum öncesi dönemden ölüme dek bireylerin yaşamlarında dönem dönem oluşan değişiklikler biçiminde tanımlanır. Büyüme ve olgunlaşma kavramları ile de ilişkilidir. Büyüme, bireylerin fiziksel olarak değişmeleridir: Boyun uzaması,  kilonun artması gibi. Olgunlaşma, organların belli bir işlevi yerine getirebilecek hale gelmesidir. Örneğin; 2-6 yaş arasındaki bir çocuk kendi yemeğini yemeyi, giyinmeyi başarabilir.

İnsanın Davranış Özelliği

Davranış; insanların gözlenebilir hareketlerini kapsadığı gibi duyguları, tutumları ve zihinsel süreçleri diğer bir deyişle doğrudan gözlenemeyen tüm içsel olayları kapsar. 

İnsanların; beslenmek, barınmak, acı veya ağrıyı dindirmek, sevmek, sevilmek, takdir edilmek gibi ihtiyaçları onların davranışlarıyla belirlenir.

güdü

İnsanın Güdüleri

Güdü; canlıları belli hedeflere yönelten ihtiyaç, istek ve dürtü gibi davranışlardır. Örneğin, kişinin susuzluk ihtiyacını gidermek için bir şeyler içmesi, canının sıkıntısını gidermek için çeşitli işlerle uğraşması, güdüsel davranışlardır. 

Güdüsel davranışların bir kısmının fizyolojik ihtiyaçlardan kaynaklandığı, bir kısmının da sosyal ilişkiler içinde öğrenildiği kabul edilir. Örneğin, organizmadaki su, oksijen ve kan şekeri oranları, açlık, susuzluk, ısı derecesinin düzenlenmesi gibi güdüsel durumlar; sinir sistemi ve diğer fizyolojik süreçler tarafından kontrol edilmektedir. Belli bir işte başarılı olma, para ve toplumsal statü kazanma istekleri fizyolojik değil öğrenilen güdülerdir. 

Eksiklerin giderilmesi yönünde organizmada beliren güce “dürtü”, ihtiyacı gidermek için gösterilen eğilime de “güdü” denir.

değer

İnsanın Değer Yargıları

Toplumsal değerlerden bazılarını; doğruluk, namus, başarı, dayanışma olarak sayabiliriz. 

Değer yargıları, davranışları belirlemede önemli bir etkendir. Sahip olunan değer yargıları, yaşa ve zamana göre değişebilir. Kuşaklar arasında farklılıklar gösterebilir. Örneğin, lise düzeyinde bir genç kızın ailesi, kızlarının karşı cinsle arkadaşlık etmesini, gece dışarıya çıkmasını istemezken; ergenlik çağındaki bir delikanlı için bunlar doğal davranışlar olarak kabul edilir.

İnsan Bilinci

Şuur, kişinin olayların ve çevrenin farkında olmasıdır. Kişinin kendi yaptıklarının, düşündüklerinin, hissettiklerinin neler olduğundan haberdar olmasıyla ilgilidir. Olayları yaşıyorken kendisinin bilincinde olan kişi, olaydan nasıl etkilendiğini bilir. Bilinçli kişinin çevreyle ilişkileri de iyidir. Dolayısıyla başarıları da yüksektir. 

“Çok bilinçli insan“ diye adlandırılan kişi; etrafında olup biteni kolaylıkla algılayan, farkına varan ve gerçekçi olarak değerlendiren kişidir.

kişilik

İnsanın Kişiliği

Kişilerden söz ederken "hoş, canlı, mutlu, mutsuz, iyilik yapan, güçlü" gibi tanımlamalar kullanırız. Burada anlatılmak istenen, bireyin gösterdiği davranış özellikleridir. 

Kişilik; bir bireyin tüm ilgilerinin, tutumlarının, yeteneklerinin, konuşma tarzının, dış görünüşünün ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini içeren bir terimdir. Asıl olan, kişiliğin kendine özgü ve ahenkli bir bütün olmasıdır. Bireyin belleği, dış görünüşü, direnme süresi, sesi ve konuşma tarzı, tepki hızı, sporculuğu gibi özelliklerinin hepsi o insanın kişiliğini betimlemede önemlidir. 

Kişiliğin gelişmesinde, kalıtım ve çevrenin etkileşimi de önemlidir.

Kaynak: MEGEP