05.04.2022 / Eğitim / Genel

İnsanların karşılamak istedikleri çok sayıda ihtiyacı vardır. Ancak bu ihtiyaçları karşılayacak kadar kaynak bulunmamaktadır.

İnsanların tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına yetecek kadar kaynağın bulunmamasını kıtlık kavramı ile ifade etmekteyiz. Kıtlık her toplum için geçerlidir. Fakir toplumlarda daha az olan kaynaklar daha az sayıda ihtiyacı karşılar, zengin toplumlarda daha fazla sayıda ihtiyacı karşılar. Ama her toplumda mutlaka karşılanamayan ihtiyaçlar sırada beklemektedir. En zengin toplumların bile kaynakları toplumun isteklerinin tümünü karşılayamaz. Gerçekte, ihtiyaçları belirleyen insanların istek ve arzularıdır. Fakat kaynaklar maddi çevre ile sınırlıdır. Dolayısıyla, insanların istek ve arzularının sınırsız genişliğinde ortaya çıkan ihtiyaçların tümünün sınırlı olan kaynaklarla karşılanamayacağı açıktır.

Kaynakların kıtlığı sorunu dünya üzerindeki pek çok çatışmanın da sebebidir. Ülkeler daha fazla kaynağa sahip olmak için birbirleri ile mücadele ederler. Bu mücadeleler zaman zaman savaş şeklinde bile olmaktadır. Ekonomik ve askerî bakımlardan daha güçlü ülkeler bu güçlerini daha da arttırmak ve sürekli hâle getirmek için daha çok kaynağa ihtiyaç duyarlar. Bu da bazen barışçıl yollarla olabilse de (dış ticaret vs.) bazen de savaşların gerçek sebepleridir.

İktisat bilimi, kıt kaynakların sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılayamamasından doğan bir bilimdir. Bir tarafa insan ihtiyaçlarını diğer tarafa ise bu ihtiyaçları karşılamak için kaynaklardan üretilmiş mal ve hizmetleri koyunuz. Kaynaklar sınırlı olduğundan mal ve hizmetler de sınırlı olacaktır. Fakat ihtiyaçlara sınır çizemiyoruz.

kıtlık ve iktisat bilimi

Bu durumu daha iyi anlamak için yukarıdaki görselden yararlanabiliriz. Bu görsel herhangi bir insanı veya bir hane halkını gösterebileceği gibi bir devlet için de geçerlidir. Ahmet, KA kadar kaynağı ile sadece ilk 4 ihtiyacını karşılayabilmektedir. Daha yüksek gelire sahip olan Yağız ise KY kadar kaynağı ile ilk 10 ihtiyacını karşılayabilir. Kaynakları farklı olsa da her ikisi de tüm ihtiyaçlarını hiçbir zaman karşılayamazlar. Bu nedenle hem Ahmet hem de Yağız hangi ihtiyaçlarını karşılayacaklarına karar vermeli ve bir sıralama yapmalıdır. Fakir ya da zengin her insan bu kararı vermek ve hangi ihtiyacını önce karşılayacağını belirleyen sıralamayı yapmak zorundadır. Fark sadece zenginlerin daha fazla sayıda ihtiyacını giderebilecek olmasıdır.

İşte iktisat bilimi yapılan bu sıralama ile ilgilidir. Aslında bir tercih yapılmaktadır. Bireyler ya da devletler hangi ihtiyaçlarını öne çekeceklerine karar vermelidirler. İnsanlar bu seçimi yani hangi ihtiyaçlarını karşılayacaklarını, hangilerini ise karşılamayacakları ya da erteleyecekleri kararını sürekli günlük hayatlarının bir parçası olarak verirler ve tercihlerini yaparlar.

Yukarıda anlatılanlardan da yararlanılarak iktisadın çeşitli tanımlarını yapabiliriz. Sınırsız insan ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamanın yollarını araştıran bilim dalına iktisat (ekonomi) denilmektedir. İktisatçıların yaptığı pek çok tanım vardır. Bunlardan birkaçını gösterecek olursak;

  • İktisat sonsuz insan ihtiyaçlarının kıt kaynaklarla nasıl karşılanacağını inceleyen bir bilimdir.
  • İktisat bir tercihler bilimidir.
  • İktisat bir kıtlık bilimidir.
  • İktisat kıt kaynakların idaresidir.

Kaynak: ATA AÖF