16.01.2023 / Eğitim / Genel

Bugün kanıksadığımız ve üzerinde fazla kafa yorma gereği duymadığımız yazı, insanoğlunun icat ettiği belki de en etkili iletişim aracıdır.

Karşılıklı kabul edilen kurallar ve anlamlandırılmış sembollerle oluşturulan bir dizi harfi ifade eden yazının meydana gelmesi insanlığın gelişimine büyük katkılar sunmuştur. Yazı olmasaydı, insanlık bugün belki pek çok konuda aydınlanamayacaktı. Tarihte yaşananlara dair bilgi, kulaktan aktarıldığı kadarıyla, sağlıksız biçimde devrolup gidecekti. Yazının gücü, iletişimin gerçekleşmesi için gereken zaman ve mekân sınırlamasını ortadan kaldırmasından gelmektedir. Yazının belli başlı avantajları şunlardır:

  • Öncelikle yazı, her türlü olay, düşünce, durum ve duyguları, dili kullanarak belli bir plan dâhilinde başkalarına ve yarınlara ulaştırmaya ve böylece kalıcılığını sağlamaya imkân veren bir araçtır. Yazı ile ifade etmenin belirleyici özelliği düşünmektir. Sözlü iletişimin anlık gerçekleşiyor oluşu, düşünmeyi zaman zaman ikinci planda bırakmayı gerektirebilir. Oysa yazılı iletişimde önemli ayrıntılar rahatça gözden geçirilebilir, konu etraflıca ölçülüp biçilerek değerlendirilebilir.
  • Ayrıca yazılı bir iletişim aynı mekânda olmayı gerektirmez. Burada yazdığımız bir mesajı dünyanın öbür ucuna gönderme imkânını bize sunar.
  • Hedefimizle aynı mekânda olma zorunluluğunu ortadan kaldırması aynı mesajın çoğaltılıp sayısız kişiye ulaşmasına olanak tanır.
  • “Söz uçar yazı kalır.” deyişinde de özlü olarak ifade edildiği gibi yazının etkisi anlık değildir. Yazı günler, aylar, yıllar hatta nesiller boyu bir muhatap tarafından okundukça mesaj iletmeyi sürdürür.
  • Yazı öğrenildikten sonra bir kâğıt ve kalemle çok kolay ve ekonomik bir biçimde kullanılabilir. Yazıyı kullanarak bir fikir veya düşünceyi aklımıza geldiği anda, gece veya gündüz, toplantıda veya yemekte bir kâğıda aktarıveririz. Bu kolaylık yazıyı vazgeçilmez yapmaktadır. Televizyon için bir reklam çekmek için de bir konferansta konuşmak için de, bir film çekmek için de ilk önce işe bir kâğıt kalemle düşüncelerimizi kaydederek başlarız.

Bir film ya da reklam çekimi için de ilk önce yazılı bir çalışma gerekmektedir. Senaryo yazarlığı ve reklam yazarlığı gibi mesleklerin varlığı farklı iletişim mecralarının kullanımında bile yazının vazgeçilmez olduğunun göstergesidir.

Ancak yazmanın da bazı sınırlılıkları söz konusudur. Yazılı bir iletişim sözlü iletişim kadar doğal olmayacaktır. Ayrıca yazı, sözlü iletişimin anlamı belirleyen ve gücünü artıran tonlama, mimik, göz teması gibi olanaklarından yoksundur. Görüntülü iletişimin çaba harcamaksızın mesajın kolayca algılanmasını sağlayan avantajlarından yoksundur. Her şeye rağmen yazının yukarıda bazılarını saydığımız avantajları onu bugünkü bilgisayar çağında bile gündelik hayatta, eğitim ve öğretimde, reklam ve pazarlama alanında vazgeçilmez yapmaktadır. Yazı hâlâ billboardlarda, broşürlerde, yazılı basında egemenliğini sürdürmektedir. Reklamlarda, yazının etkileyici örneklerini her zaman görmek mümkündür. Bir televizyon programında ya da haberde alt yazı olarak yazı görüntü kadar önem taşımaktadır. Bilgisayar hayatımızın her alanına girmiş olsa da, en azından elektronik bir ortamda bile yazıyla mesajlaşmaktayız. Belki kâğıt ve kalem kullanımı eskisi kadar değil ama yazı hâlen vazgeçilmez bir iletişim aracı olarak varlığını sürdürmektedir.

Yazmada Amaç

  • Dilin dört temel beceri ve işlevinden (dinleme, okuma, konuşma ve yazma) biri olan yazma da ifade yoludur. Yazmada temel amaç, duygu, düşünce, bilgi ve tecrübelerin yazan ile farklı zaman ve mekânda bulunan alıcıya iletilmesidir. Bu alıcı farklı bir yerde ve zamanda bulunan başkası olabileceği gibi, daha ileri bir zamanda ihtiyaç duyabilecek olan kendisi de olabilir. Çünkü yazma anlık bir tecrübenin veya akla gelen özgün bir fikrin kayıt altına alınıp saklanmasına hizmet etmektedir. Bu özelliği yazının farklı alanlarda farklı amaçlarla kullanılmasına neden olmaktadır. Örneğin:
  • Bir edebiyatçı duygu, düşünce ve kanaatlerini toplumla paylaşıp dünyaya bir de kendi cephesinden bakılmasını önermek için,
  • Deney yapan bir bilim adamı bulgularını karşılaştırıp analiz etmek için, kendi meslektaşlarının değerlendirmelerine sunmak için, gelecek nesillere bilgisini aktarmak için,
  • Bir gazeteci, tanık olduğu olayı ilgi duyacağını düşündüğü okurlarına aktarmak için,
  • Bir reklamcı çarpıcı bir görselle ilgisini çektiği insanları ikna edecek argümanları ayrıntılı olarak sunmak için,
  • Bir çalışan yaptığı işlerin mahiyet ve sonuçlarını amirine sunmak için,
  • Bir doktor hastasının tedavisi için gereken ilaç bilgisini eczacıya iletmek için,
  • Bir filmi başka dilde izleyen birisinin konuşmaları alt yazıyla anlayabilmesi için ve hayatın içerisinden aktarabileceğimiz pek çok nedenle yazıya başvururuz. Kısacası yazının en pratik şekilde kalıcılık sağlama amacına hizmet eden bir iletişim aracı olduğunu bilmemiz önemlidir. İşlevsel, pratik amaca dönük yazma, temel dilbilgisi yardımıyla herkesin gerçekleştirebileceği bir eylemdir. Ancak aynı zamanda hedef kişi ya da kitleyi etkilemek amaçlanıyorsa daha başka unsurlar ön plana çıkacaktır.

Etkileme Amaçlı Yazma

Birinci bölümde mesajın tanımlamasında vurguladığımız gibi mesaj taşıyıcısı olarak birey ya da toplumda belli bir fikir, kanaat, tutum ve davranış değişikliği yaratmak amacıyla yapılandırılmış yazı “etkileme amaçlı yazı”dır.

Etkileme amaçlı yazı yazmak için pek çok ikna tekniğinden yararlanılabilir. Menfaat ve fayda vaat etme, korkutma, zevk ve estetik duygularını harekete geçirme, tekrar etme, kanıtlar sunma, mizahtan yararlanma etkileme niyetine yönelik kullanılabilecek yöntemlerden bazılarıdır. Güven bir mesajın etki gücünü artıran en önemli unsurlardan birisidir.

Yazının söz veya görüntüyle kıyaslandığında daha güvenilir bir mesaj aktarma aracı olduğuna yönelik bulgular içeren araştırmalar mevcuttur. Bu noktadan bakıldığında yazı bir güvenirlik unsurudur. Özellikle güvenirlik sağlamaya en çok ihtiyaç duyulan ürün ve hizmet satmak için kullanılan reklamlarda yazıya önemli ölçüde yer verilmektedir.