15.09.2021 / Eğitim / Genel

Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koymasına empati denir. TDK ise empati için “duygudaşlık” karşılığını önermektedir.

Bu tanım ve karşılıklar günlük kullanımda sorun teşkil etmese de söz konusu iletişim olduğunda bazı ayrıntılar önem kazanmaktadır.

empati kavramı

İletişim bilimi açısından empati kavramı karşı tarafın duygu ve düşüncelerini anlayabilme ve bunu ona gösterebilme süreci şeklinde özetlenebilir. Empati süreci, “kabul, anlama ve yansıtma” olmak üzere üç aşamadan oluşur:

1. Kabul: Kabul aşaması, bireyin muhatabını (iletişim kurduğu kişiyi) olduğu gibi kabul etmesiyle ilgilidir. Ancak “olduğu gibi kabul” ifadesinin, muhatap ile hemfikir olmak, onun görüşlerini olduğu gibi kabul etmek olmadığı iyi anlaşılmalıdır. Asıl kastedilen muhatabın düşüncelerini ve duygularını yargılamadan, onunla koşulsuz bir şekilde iletişime açık olmak demektir. Gerçek anlamda bir empati kurulabilmesi için kabul aşaması, tüm empati süreci boyunca kesintisiz devam ettirilmelidir.

2. Anlama: Anlama aşamasında ise muhatabın duyguları, düşünceleri ve bunların altında yatan nedenler olabildiğince eksiksiz anlaşılmaya çalışılır. Bu açıdan bakıldığında sadece “duygudaşlık” yeterli değildir. Gerçek anlamda bir empati kurulabilmesi için muhatabın hem duyguları (duyuşsal) hem de düşünceleri (bilişsel), hatta bunların arkasındaki nedenler de iyi anlaşılmalıdır. Örneğin; muhatabınız öfkelenmişse, onun öfkeli olduğunu fark etmek yetmez. Onu öfkelendiren düşünceleri ve böyle düşünmesinin nedenlerini de anlamanız gerekir.

empatide anlam

3. Yansıtma: Son aşamada birey, muhatabına onu anladığını fark ettirmeli ve onu doğru anladığından emin olmalıdır. Birey, sadece göndericiyi olduğu gibi kabul edip onu anlamaya gayret etse bu çaba yine empati olarak adlandırılabilir. Örneğin, haberlerde geçen bir olayın taraflarını anlamaya çalışmak da bir empatidir. Hatta bir yazarın duygu ve düşüncelerini yazılarından anlamaya çalışmak da empati olarak adlandırılabilir. Ancak göndericiyi doğru anlayabilmek için yansıtma şarttır. Çünkü alıcı, yansıtma yapmadan göndericiyi doğru anladığından emin olamaz. Ayrıca yansıtma, göndericinin kabul edildiğini anlamasını da sağlar. Yansıtma, yani geri bildirim aşaması empati sürecine dahil edildiğinde bu artık “etkin dinleme” veya “empatik dinleme” olarak adlandırılır.

empatide yansıtma

Özetle empati, karşıdaki kişinin hem düşüncelerini (bilişsel) hem de duygularını (duyuşsal) anlamaya ve anlaşıldığını o kişiye yansıtmaya dayalı karmaşık bir süreci ifade eder. Buna rağmen empati, sanılanın aksine “Bu durumda ben olsaydım ne hissederdim?” sorusuna yanıt aramak değildir. Empati, “O, bu durumda ne hissetmektedir?” sorusunu yanıtlamaya çalışmaktır. Empati kavramıyla ilgili dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da tarafsızlık ile ilgilidir. “Kendini karşısındakinin yerine koymak” ve “duygudaşlık” tanımları muhatapla aynı fikri veya duyguyu paylaşmak gerektiğini düşündürebilir. Birey, muhatabıyla aynı duygu ve düşünceleri taşıyorsa buna sempati veya sıcak empati denilmektedir. Empati sürecinde ise bu duygu ve düşüncelere ortak olunmasına gerek yoktur. Bir başka deyişle empatide muhatabı anlamak, sempatide ise muhatap anlaşılsa da anlaşılmasa da ona hak vermek söz konusudur. Bu açıdan empati kurulan kişi kendini “anlaşılmış” hissederken, sempati duyulan kişide aidiyet duygusu uyanır, yani kişi kendini “sahiplenilmiş” veya “ekibin bir parçası” gibi hisseder.

Örneğin; bir arkadaşınızın, öğretmeninizin sorusuna yanlış yanıt verdiğini ve diğer öğrencilerin de anlayışsız davranarak ona güldüğünü düşününüz. Eğer arkadaşınızın utandığını fark eder (duyuşsal) ve diğerlerinin kaba davranışı nedeniyle utandığını anlarsanız (bilişsel) onunla empati kurmuş olursunuz. Arkadaşınız utandığı için siz de utanır veya üzülürseniz o zaman bu sempati olur.

empati

Müşteri-çalışan, hasta-doktor, danışan-danışman ilişkisi gibi profesyonel ilişkilerde sempati duyulması değil, empati kurulması gerekir. Çünkü hizmet veren kişinin gün boyu farklı insanların duygularına ortak olması, hem psikolojisini hem de sunduğu hizmetin kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak günlük hayatta bireyin çevresindeki insanlara sempati duyması, beklenen bir davranıştır. Çünkü insanlar, duygu ve düşüncelerini anlayan ve onlara hak veren “duygudaş”lara ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden empati ve sempati becerileri yetersiz biriyle yakın bir ilişki kurulması zordur.