20.10.2020 / Tarih / Genel

İngiltere ve Fransa’dan sonra Afrika’yı sömürge haline getiren Belçika, tarihin en iğrenç soykırımına da imza atan ülke oldu.

Afrika kıtasının zenginliklerinden faydalanmak için oldukça istekli bir tutum sergileyen Belçika Kralı II. Leopold’un girişimleriyle Afrika’yı medenileştirmek ve köle ticaretine son vermek amacıyla 1876 yılında Uluslararası Afrika Birliği kurulmuştur.

kesik eller ülkesi kongo

II. Leopold, Kongo’nun zenginliklerinden faydalanmayı çok istiyordu. Gazeteci Henry Stanley, Kongo hakkında birçok araştırma yaptığı için II. Leopold tarafından ülkeye gönderildi. Stanley, Kongo’da ticareti geliştirmek için yoğun cabalar sarf etti. Stanley sayesinde Belçika’nın Kongo üzerindeki söz hakkı oldukça artmaya başladı. Topraklarını kısım kısım alan II. Leopold, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni kendi malı gibi yönetmeye başladı.

Leopord, Kongo’daki fildişi ve kauçuk gibi zenginlikleri sömürebilmek için çeşitli koloniler oluşturdu. O dönemlerde fildişi oldukça önemliydi. Fildişi ile mücevher, piyano tuşları ve heykeller yapılıyordu.

Avrupa’da gelişen sanayi ile de kauçuk önem kazanmaya başlayınca Belçika’nın sömürü alanları genişlemiş oldu. Birçok sanayi malında ara mal olarak kauçuk kullanılmaya başladı. O dönemin en büyük kauçuk ağacı sahibi olan Kongo sayesinde Belçika büyük gelir elde etti.

belçikanın kongo katliamı elleri kesik insanlar

Belçika ise yerel halka üretimi arttırmaları için baskılar yapıyordu. Çalışma şartları ağırlaştırılan ve köle gibi çalıştırılan işçilerin için isyan edenler de çıkıyordu. Belçika ise isyan edenlerin ellerini ve ayaklarını çapraz bir şekilde kesmeye başladı. Bu sayede kendilerine itaat edeceklerini düşünüyorlardı. Hatta köle gibi çalışan işçilerin çalışmalarına devam edebilmeleri için işledikleri suç karşılığında çocuklarının ve eşlerinin elleri kesildi.

belçikanın elleri kestiği ülke kongo

Belçika, tarafından köle gibi çalıştırılan kadınlar ve erkekler açlıktan ve ağır çalışma şartlarından dolayı ölüyorlardı. Belçika’nın elinden kurtulup ormana kaçan bazı Kongolu insanların sonu da açlıktan ölmek olmuştu.

Tüm bu yaşanan gelişmelerin ardından 20 milyon civarında olan Kongo nüfusu 1880 ile 1920 yılları arasında hızla düşmüş ve 10 milyon rakamına kadar gerilemiştir.