14.1.2019 / Din

Eûzü billêhi mineşşeydânirracîm ifadesi, Kur'ân-ı Kerîm'in herhangi bir sûresinde bulunan âyet veya âyetten öğrenilen bir cümle değildir.

«Nahl sûresinde 98’de Allah Ta'âlâ'nın şu emri yer almıştır: “Kur'ân okuduğunda taşlanmış (lanetlenmiş) şeytandan Allah'a sığın.” Eûzü billêhi mineşşeydânirracîm veya Eûzü billâhis-semî'ıl-alîmi mine'şşeydâni'r-racîm ifadeleri, Kur'ân-ı Kerîm'in herhangi bir sûresinde yer almış bir âyet veya âyetten öğrenilen bir cümle değildir. Bununla beraber, Hazret-i Peygamber'den riva­yet olunan pek çok hadîste bu sözlerin ve benzerlerinin okunduğu görülür (Meselâ bkz. Buharı, Sahih, IV. 93; VII. 99; Müslim, Sahîh, IV. 2015).» [1]

“BUNDAN BÖYLE, KUR’AN OKUDUĞUN ZAMAN, ÖNCELİKLE KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN!”  

«İstiaze “sığınma ve yardım talebi” demektir. Kur’an’ın açık bir emridir. İki ayrı ayette gelir.

Birincisinde doğrudan Kur’an okuyana bir emirdir:

 Nahl Sûresi 98

“Kur’an okuyacağın zaman, aşağılanarak kovulmuş Şeytan’ın şerrinden Allah’a sığın!”

İkincisinde Kur’an okuyanla sınırlı olmaksınız yine emir olarak gelir:

Mü’minûn Suresi 97

“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların fitleme ve dürtüklemelerinden sana sığınırım!”»[2]

«Nahl 98’de, “kırâet” ile ifade edilen okuma, bir “anlama-yaşama ve anlatma” çabasını içerir. İstiâze, Kur’an’ı anlama çabasına yönelik her tür şeytani müdahaleden sakınma iradesini ifade eder. Burada verilen emir, bir şeyi söyleme değil, bir şeyi yapma emridir. Bu da önyargılardan bilinci arındırma başta olmak üzere, duygu ve düşünceyi ilâhi vahye hazırlamak ve onları dış etkilere kapayıp, sadece vahyin etkisine açık hale getirmektir.» [3]

«Bu âyet, Kur’an okumaya niyetlenen kimseye emirdir. Ayette kara’e fiili kullanılmıştır. Bu da “anlamak için okumaya” delâlet eder. Demek ki, ayetteki Şeytan’dan Allah’a sığınma emrinin “anlamayla” doğrudan bir ilişkisi vardır. Şeytan’dan Allah’a sığınma emrinin amacı, “Kur’an’ı doğru anlamak”tır. Dahası Kur’an’ı yanlış anlamaya sebep olan her tür görünür görünmez saptırıcıdan uzak kalmaktır. Emrin ilk yarısı budur. İkinci yarısı ise Allah’a sığınmaktır. Her iki boyutuyla istiâze, Şeytan’dan yüz çevirip Allah’a yüzünü dönme işlemidir. Aynı zamanda Allah’ın anlamın hem kaynağı hem de garantisi olduğunu ifade eder.

İnsanı diri bir bilince ve uyanık bir idrake sahip kılacak olan şeylerin başında bilgi, tefekkür, iman ve bunlarla bütünleşmiş eylem gelir. Kur’an ise bu dört unsuru da bünyesinde taşıyan bir kaynaktır. O halde, şeytanın Kur’an okumak isteyen kimseye musallat olmasından daha doğal bir şey olamaz. Şeytanın şerri, sadece Kur’an okuyanla sınırlı değildir. Onun, özünde iyilik barındıran her işi amacından saptırmak isteyeceği Kur’an tarafından vurgulanır (A’râf 200). “Şeytanın şerri” işte budur.»[4]

«Âlimlerin ekserisine göre, yukarıdaki âyet esas alınarak söylenilen “Sığınma Duâsı”nı okumak, vücûb / bağlayıcılık değil, nedb /serbestlik bildirir. Bu yüzden Kur’an okumaya başlarken “Eûzübillâhimineşşeydânirracîm” demek sünnettir.»[5]

[Evet sadece bu âyete bakarsak, âlimlerin çoğunluğu Kur’an okurken “Sığınma Sözü”nü söylemenin sünnet olduğu noktasında haklı. Çünkü Cenâb-ı Hak burada insana: “Allah’a sığındığını söyle” demiyor; ona direkt olarak “Allah’a sığınmayı” emrediyor.

Oysa bu âyeti Felâk ve Nâs sûreleri ile birlikte değerlendirirsek, sığınmanın hem söyleminin hem de eyleminin şart olduğu açıkça beliriyor].

«İstiâze, Kur’ân-ı Kerîm’de Allah lafzı ile 7, Rab ismi ile 8, Rahmân ismi ve cin kelimesiyle birer defa olmak üzere 17 âyette geçmektedir. Bu âyetlerde belirtildiği üzere Hz. Nûh bilmediği şeyi istemekten (Hûd 47), Hz. Yûsuf’un kendisine şehvetle yaklaşan kadından ve kardeşleriyle arasında cereyan eden olaylarda hata yapmaktan (Yûsuf 23, 79), Hz. Mûsâ kavmine karşı alaycı tavır takınmaktan (el-Bakara 67) ve âhirete inanmayan kibirlilerle (el-Mü’min 27) onların düşmanlıklarından (ed-Duhân 20) Allah’a sığınmışlar ve onun yardımını istemişlerdir.

Hz. Peygamber’e de başta şeytanların vesveseleriyle kalpleri kin dolu olanların ve hiçbir delile dayanmadan Allah’ın âyetleri hakkında tartışanların kötü niyet ve davranışları olmak üzere çeşitli şerlerden istiâzede bulunması emredilmiştir (el-A‘râf 200; en-Nahl 98; el-Mü’minûn 97-98; el-Mü’min 56; Fussılet 36; el-Felak 1-5; en-Nâs 1-6).

Kur’an’da ayrıca İmrân’ın zevcesinin (Âl-i İmrân 36) ve kızı Meryem’in (Meryem 18) istiâzelerinden söz edilmektedir. Cin sûresinin 6’ıncı âyetinde ise insanlardan bazılarının bir kısım cinlere sığındıkları bildirilmiş ve bunun doğru olmadığı belirtilmiştir.»[6]

«Hz. Peygamberin gerek Kur’an okumaya başlarken gerekse namazın başında Eûzü-besmele okuduğuna dair pek çok rivâyet vardır. Yine Allah Rasûlü’nün cehennem ateşi, kabir fitnesi, her canlının ve her şeyin şerri, yoksulluk, üstesinden gelinemeyen borç, tembellik, küfür, kötü ahlâk, keder, çok yaşlılık, yangın ve sel felâketi gibi insanı dünya ve ahirette sıkıntıya sokan pek çok konularda, Allah’a sığındığı nakledilmiştir (Buhârî, Edeb: 76, Deavât: 35-46, Et’ıme: 28, Eşribe: 30; Müslim, Fiten: 4, 7, 10, Zikir: 47-52; Ebû Davud, Edeb: 98, 104).»[7]

«“Allah’ım! Çirkin ahlâktan, çirkin davranışlardan ve çirkin arzulardan sana sığınırım.” (Tirmizî. Deavât: 127)

“Allah’ım! Acizlik, tembellik, ürkeklik ve cimrilikten sana sığınırım.” (Müslim, zikir: 73)»[8]

besmele sığınmak, besmele ayeti, besmele Arapçası, besmele bahsi, besmele büyük mana, besmele bir ayet midir, besmele bulunmayan sure, besmele cesitleri, besmele duası, besmele duası ve anlamı

EÛZÜ BİLLÊHİ MİNEŞŞEYDÂNİRRACÎM:

SIĞINIRIM ALLAH’A [ŞU BAŞ İSYANCIDAN];

İLÂHÎ HUZURDAN] KOVULMUŞ ŞEYTAN’DAN.

EVRENDE BİR İNCİ BİSMİLLÂH

«Bismillah her hayrın başıdır.

Bu güzel kelime Kitabımızda tam 114 defa geçiyor.

Bismillâh!

Ne güzel bir kelime!

Sevgili Kitabımızın ilk ayeti…

İnsan bu sırlı kelimeyi hiç bırakmak istemiyor.

“Bismillâh” dedikçe, Kur’an sarayının bütün kapıları açılıyor.

Bu Kur’an sarayında nice hazineler saklı.

İçi, inci ve mercanlarla dolu.

Her oda, diğerinden daha muhteşem.

Öyleyse; haydi sayfalarımızı o isimle çevirelim:

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHIYM…»[9]

«Bismillâhirrahmanirrahîm (Rahman, Rahim Allah adına) cümlesiyle ifade edilen hakikate kısa adıyla besmele denir.

Besmele, hem ilk vahyin bir sonucu hem de ilk emrin bir gereğidir. Zira Allah Rasulü’ne gelen ilk vahiy “Yaratan Rabbinin adına oku!” emridir. Bu emir yine Kur’an’da Bismillâhirrahmanirrahîm şeklinde formüle edilmiştir.

Nuh ve Süleyman Peygamber hakkında nakledilen ayetler de gösteriyor ki besmele, ilk insandan bugüne insanlığın değişmez değerlerini savunan tüm İslam Peygamberlerinin sembolüdür. Hz. Peygamber de bu sembolü yüceltmiş, kendisine indirilen ilk âyet olan “Oku yaratan Rabbinin adıyla” (96:1) emrini yine Kur’an’da yer alan ilâhî bir form olan “Bismillahirrahmanirrahim”le yerine getirmiştir. Peygamber besmeleyi yalnızca Kur’an okumaya başlarken ya da sure girişlerinde değil, her bir işe başlarken okuyor ve müminlerine de bunu tavsiye ediyordu. Muhtemelen O bu anlayışını Nuh Peygamberin gemiyi yürütürken ve Süleyman Peygamber’in mektup yazarken besmeleyle başladığını ifade eden Kur’an’dan çıkarıyor, bunun sonucunda da: “Besmelesiz yapılan işler sonuçsuz kalmaya mahkumdur” buyuruyor.»[10]

«Bismillâh… Bu kelâm, güneş gibidir. Yani, güneş başkalarını gösterdiği gibi, kendini de gösterir, başka bir güneşe ihtiyaç bırakmaz.»[11]

besmele arapça, besmelenin anlamı, besmelenin fazileti, besmele Türkçe, besmele nedir, besmele anlamı, besmele arapça hat, besmele anlamı ve okunuşu, besmele anlamı nedir

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM:

[BEN HER İŞİME] ALLAH’IMIN ADIYLA BAŞLARIM.

[ANCAK ALLAH UĞRUNA ÖLÜR, EMRETTİĞİ ŞEKİLDE YAŞARIM].

RAHMAN’DIR O; MERHAMET EDER DÜNYADA BÜTÜN KULLARA.

RAHİM’DİR HEM; HOŞ DAVRANIR ÂHİRETTE SADECE İNANANLARA.



[1] Prof. Dr. Talat Koçyiğit, Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu, Kur’an-ı Kerim Meal ve Tefsiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: 1/7-8

[2] İstiâze ve Besmele Tefsiri, Mustafa İslâmoğlu

[3] Hayat Kitabı, 518, 519. Not 2. M. İslamoğlu

[4] İstiâze ve Besmele Tefsiri, Mustafa İslâmoğlu

[5] Evrensel Çağrı, 665, not: 50. Prof. Dr. Hamdi Döndüren

[6] DİA, Muhsin Demirci

[7] Evrensel Çağrı, 665, not: 50. Prof. Dr. Hamdi Döndüren

[8] 40 Hadis-i Şerif, 21, 22. Dr. H. İbrahim Kutlay

[9] canım kitabım Kur’an, 15. Nurdan Damla

[10] İstiâze ve Besmele Tefsiri, Mustafa İslâmoğlu

[11] İşârâtül İ’câz, Said Nursî, 33. Söz Basım Yayın

 



Bir Yorum Bırak

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.