20.08.2019 / Deneme

Doğadaki av ve avcının yerinde sosyal yaşamda meslekler bulunmaktadır. Kimisi vurur, kimisi pişirir, kimisi yer, kimisi bakar ve kıyamet ondan kopar.

Ölmeyi istemek yahut ölümü övmek genelde tepki ile karşılanan konular arasındadır. İster yok oluş anlamına gelen bir durum olarak algılansın, ister diğer bir hayata geçiş olarak düşünülsün; ölüm soğuk, korkutucu ve acı bir tecrübe olarak görülmektedir.

ölüm tecrübesi

Ölümün soğuk yüzüyle karşılaşmanın bin türlü yolu vardır. Bu durum zihnimizde karmaşık acılara sebep olmaktadır. Bazı kültürlerde bu sebeple 'ölümün bile hayırlısı' istenir ki, yaşanan acı daha kabul edilebilir olsun.

Ölmesi beklenen ağır hastalar için ölüm bir teselli de olabilmektedir kimilerine göre. Böylesi durumlarda ölen kişinin yattığı yerde dinlenmesi dilenir.

Bazı değerler uğruna ölenler vardır bir de. Ölümü istediği yahut ölümle yüzleştiği için adına destanlar dizilen, onurlu kimselerdir onlar. Çoğu kişi, onların ölüm acısını çekmediği düşüncesini ve inanışını taşımaktadır. Ardında bıraktığı kimseler için acıyı yüreklerine gömmek bir vazifedir bu noktada.

Ölmesi istenenler vardır. Her canlı, yaşamını 'güzelleştirmek' için bir şeylerin ölmesini bekler. Bazen de beklemek yerine, yaşamını daha konforlu hale getirmek için bir şeyleri öldürmenin  'masum' yollarını keşfeder.

bir şeyleri öldürmenin masum yolları

Ölmemek için öldürmenin gerekli olduğuna çabucak ikna olmuştur. Kendi acılarından kaçmak için başka bir canlıya acı çektirmenin gerekliliğini bir inanç olarak benimsedikten sonra, kendi gibi olanlarla işbirliği yapması elbette kaçınılmaz olacaktır.

kendi gibi olanla işbirliği yapmak

Ve sonra daha çok ölüm ve daha çok acı ortaya çıkar. Toprağı bile öldürmeyi dener bazıları.

Ve bazı hiç yazılmamış masallarda, hikâyelerde ve romanlarda; dünyada kaldığı taktirde bir şeylere acı çektirmek zorunda kalacağını hissettiği için, hiç bir cana zarar vermeden kendi acısını kucaklayabilecek kadar onurlu davranan kahramanlardan bahsedilir.