Duyguların Sınıflandırılması

03.10.2023 / Eğitim

Duygu psikolojisi üzerine çalışanlar duyguları sınıflamaya çalışmışlar; ancak bunda kesin bir sonuca ulaşamamışlardır.

Duyguların Sınıflandırılması

Bununla birlikte duyguların sınıflandırılmasında birtakım görüşler ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazıları, bedensel, ruhsal ve manevî olmak üzere üç duygu türünü kabul eden sınıflandırmalar olduğu gibi duyguların süresi, yoğunluğu ve şiddetini esas alan sınıflandırma da vardır.

Diğer bir sınıflandırma ise duyguların göreceliği konusudur. “Aynı duygular kişide aynı davranışlara mı neden olur veya aynı davranışların arkasında hep aynı duygular mı vardır?” gibi soruların cevabı duyguların göreceliği sınıflandırmasının temelini oluşturur.

Diğer bir duygu sınıflaması ise duyguların iyi veya yüce oluşu ile aşağı ve kötü oluşlarıyla ilgilidir. Kişiyi iyiye, erdemli olana, güzele, doğruya, adaletli davranmaya sevk eden, sevgi, iffet, güven vs. gibi duygular yüce duygular olarak kabul edilirken; kıskançlık, korkaklık, nefret, utanmazlık, onursuzluk aşağı duygular olarak kabul edilmektedir.

Duyguları sınıflama konusunda üzerinde uzlaşılabilecek ortak bir nokta bulunmamasına rağmen sekiz temel duygunun olduğu genellikle kabul edilmektedir. Bu temel duygular; korku, neşe, kızgınlık, hüzün, nefret, umut, yakınlık ve hayrettir. Bunların dışında yaşanan diğer duygular ise bu duyguların karışımıyla meydana gelen ikincil duygulardır.

İnsana elem ya da haz veren duygular çok çeşitlidir. Bunlar; sevindirici, yasaklayıcı ve savunucu ile saldırıcı duygular olarak üç başlık altında toplanabilir. Sevindirici duygular, insanı haz veren davranışa yöneltirler ya da insana bir davranışın sonunda haz verirler.

Bunlar sevgi, mutluluk, zevk, merak, doyum ve hoşlanma gibi duygulardır. Yasaklayıcı ve savunucu duygular ise korku, sıkıntı, üzüntü, hüzün, keder, bıkkınlık, tiksinti, iğrenme gibi duygulardır. Sevindirici duyguların tersine insana elem verirler. Bu duygulardan uzak olmak için insan, bunlara götüren davranışları kendisine yasaklar veya bunları yaratacak durumlara karşı kendisini savunur. Yasaklayıcı ve savunucu duyguların şiddeti arttıkça kişiyi çöküntüye uğratır ve ona zarar verir. Saldırıcı duygular, insanı karşısındakine elem verecek bir tutum takınmaya, eylemde bulunmaya yönelten duygulardır.

Duygular, haz ve elem verici duygular olarak da sınıflandırılmıştır. İnsanda heves, umut, arzu, istek, coşku, şefkat, sevgi gibi hisler uyandıran duygular insana mutluluk ve haz verirken; açlık, acı, hainlik, kıskançlık, öfke gibi duygular insanı rahatsız eden ve onda elem hissi uyandıran duygulardır.

Duyguları ayrıca bedensel veya fiziksel duygular ve psikolojik veya ruhsal duygular olarak sınıflandırmak mümkündür. Adler, duyguları kısaca insanları birbirine yaklaştıran ve onları birbirinden uzaklaştıran duygular olarak sınıflandırmaktadır.

Duygular, insanları nesnelere, olaylara veya olgulara yaklaştıran veya onlardan uzaklaştıran; düşünceleri takip etmeleri yönüyle, pozitif-negatif duygular olarak iki genel kategoride sınıflandırılabilir. Olumlu duygular; umut, heves, arzu, istek, heyecan, mutluluk, dostluk, fedakârlık, neşe, iyimserlik gibi insanı yaşama bağlayan, onun yaşam sevincini artıran duygulardır.

Olumsuz duygular ise kişinin yaşam sevincini azaltan, onu yaşamdan soğutan, onda stres ve çeşitli gerilimlere neden olan; nefret, kıskançlık, kin, öfke, şiddet, çekemezlik düşmanlık, korku, cimrilik gibi duygulardır. Duyguları negatif ve pozitif olarak sınıflandırmanın yanında onları birincil ve ikincil olarak da sınıflandırmak mümkündür. Primer duygular, doğuştan varolan kişinin yaşama uyum sağlamasını kolaylaştıran ve önceden düzenlenmiş duygulardır.

Primer duyguların amacı; bedeni, kaç ya da savaş durumuna hazırlamaktır. Primer duyguların uyarılması için, uyaranın niteliğinden çok, belli özelliklere sahip olması önemlidir. Primer duygular bütün duygusal davranış yelpazesini tanımlamaya yetmez; bunlar sadece temel mekanizmalardır.

Nesnel bir durumla karşılaşıldığı zaman primer duygular arasındaki bağlantılar kurulmaya başlandığı andan itibaren ikinci duygular ortaya çıkmaya başlar. İkinci duygular, yaşama hazır cevaplar şeklindeki kontrol dışı primer duygulardan farklı olarak, bilinçli ve sistemli fikirlerle başlar.