19.04.2019 / Sağlık

Öncelikle belirtmeliyim ki bu bilimsel bir yazı değildir, tecrübeler eşliğinde yazılmıştır.

Evlenecek çiftler arasında kan uyuşmazlığı tespit edildiğinde ilk bebek için hamilelikte anne adayına kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmalı. Ve doğan bebek eğer babanın kanından ise ikinci bebek için bu iğne doğum sonrası tekrarlanmalı.

kan uyuşmazlığı iğnesi

Genel kanı; ilk gebelikte annenin kan hücreleri (-) henüz babanın kan hücrelerini (+)  tanımadığı için bebeğin zarar görmediği yönünde, yani en az risk ilk gebelikte. İkinci bebek için ise yapılan iğne %90 işe yarasa dahi istisnaları olmuyor değil. Anne farkında olmadan eğer bir düşük yapmış ise ve anne ikinci gebeliği sırasında herhangi bir kanama görmüş ise nadir de olsa bu iğne etkisini kaybedebiliyor.  Bu durumlarda bir doktora veya ebeye başvurulmalı.

Eğer yukarıdaki durumlardan biri gerçekleşmiş ise ikinci bebeklerin en basitinden yenidoğan sarılığını en ağır şekilde yaşamalarına sebep olur. Bedensel ve zihinsel engellere de sebep olan bu acayip durum aslında sadece annenin kan hücrelerinin bebeğin kan hücreleriyle savaşmasından ibarettir.

yenidoğanın hemolitik hastalığı

Bu öyle bir savaş ki hiçbir annenin bebeğine isteyerek en ufak bir zarar vermesinin söz konusu dahi olamayacağı gebelik döneminde, engel olunamaz şekilde sürer. Ne annenin elinden bir şey gelir ne de bebek kendini savunabilir.

Gebelikte saptanabilen bu savaşın zararlarını tahmin edebilmek çok zor. Ama dediğim gibi en basitinden bebeğin yenidoğan sarılığı dediğimiz hastalığı ağır şekilde yaşamasına sebep oluyor.

Bebek doğduğunda annenin kan grubuna sahipse hiçbir zarar görmeden doğmuş olma ihtimali yükseliyor. Fakat aksi gibi eğer bebek babanın kan grubuna sahipse işte o zaman bahsettiğim savaş meydana geliyor ve bebek bir şekilde bu savaştan zarar görüyor.

Doğduğu gün testler yapılıp muayene edilen bebeğimiz babasının kanındandı ve sarılığı yüksekti. Acilen kuvöze alınan kuzum 10 gün boyunca kuvözde kaldı ve savaşı kazanmak için mücadele etti. Bebekler fototerapi görürken bir yandan da kan değerleri takip ediliyor. Kimi bebek kolayca atlatabiliyorken kimisi de kan değerlerinin düşmesine ve sarılığın yükselmesine engel olamıyor.

bebek kuvöz

Kan değerleri çok düşen bebeğe önce kan (eritrosit)  takviyesi yapılıyor. Daha sonra kan değerleri istenen seviyeye ulaşamamış ise bebeğe göbekten kan değişimi yapılıyor. Bu süreç anne baba için oldukça zor ve gelgitli olmaktadır. Bebek uzun süre kan takibi yapılmak üzere taburcu ediliyor.

Bebeğine henüz alışamamış daha ne olduğunu bile anlayamamış anne bu süreçte bebeğinden anne sütünü esirgememeli ve kendine çok iyi bakmalı. Bebeklerin her şeyden önce annelerine ihtiyacı olduğu unutulmamalı.