13.12.2019 / Çevre / Genel

Organik tarım, bir ürünün yetiştirilmesinden toplanmasına kadar geçen süre içerisinde kimyasal madde kullanılmayan tarım türüdür.

Türkiye’de organik tarım, 1984–1985 yıllarında Avrupalı firmaların ülkemizden organik ürün talebi ile başlamıştır. İlk organik üretimler geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ile Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilmiştir.

organik tarım

1985 yılında sadece ihracata yönelik talepler doğrultusunda 8 ürüne yönelik yapılan üretim 2005 yılında 205 çeşit ürüne ulaşılmıştır. Fındık, ceviz, antepfıstığı, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, baklagiller, tıbbi aromatik bitkiler, pamuk, üzümsü meyveler ile yaş meyve sebzenin organik tarım metotlarına uygun olarak üretimi yapılmaktadır.

Türkiye’deki organik tarım hareketinin sağlıklı ve doğru gelişimini gerçekleştirmek amacıyla 1992 yılında Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) kurulmuştur. Organik tarım konusunda faaliyet gösteren veya buna ilgi duyan tüm kişiler derneğin üyesidir.

organik tarım

Organik Tarımın İlkeleri

Organik tarımın dört temel ilkesi vardır.

  • Genetik değişikliğe uğramamış tohum kullanmak
  • Toprakta zararlı etki bırakabilecek gübre kullanmamak
  • Zararlı hastalıklarla mücadelede kalıcı, doğaya zarar veren ve parçalanmayan kimyasallar kullanmamak
  • Ürünün sertifikasyon ve etiketlenmesini yaptırmak

Organik tarımda bitkisel ve hayvansal ürünler için farklı üretim yöntemleri mevcut olup bunların ortak ilkeleri şunlardır:

  • Öncelikle, tarımsal üretimde, üretim ile ilişkili tüm faktörler ve olaylar bir bütün hâlinde dikkate alınmalı ve organik üretim yapan tarım işletmesinin kendi kendine yeterliliği sağlanmalıdır. Bunun için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal döngünün doğal kökenli ham maddeler kullanılarak mümkün olduğunca işletmenin kendi içinden veya yakın çevresinden sağlanmasına gayret edilmelidir.
  • Tarımsal üretimle beraber ortaya çıkan ve yakın çevreden temin edilen tüm ham maddelerin ve diğer işletme girdilerinin çevreyi tehdit eden her türlü etkisi azaltılmalı veya bunlardan tamamen kaçınmaya çalışılmalıdır.
  • Toprağın iyileştirilmesi ve içindeki organizmaların korunması, beslenmesi sağlanmalıdır. Toprak sömürülmemeli; tersine doğal verimliliği arttırılmalıdır. Bunun içinde münavebe uygulanmalı, organik gübreleme yapılmalı ayrıca uygun toprak işleme yöntemleri kullanılmalıdır.
  • Bitkilerin hastalıklar ve zararlılara karşı direnci arttırılmalıdır.
  • Bitki tür ve çeşitlerinin seçiminde, üretim yapılacak yerin ekolojik koşulları ve bu koşullarda hastalıklara en az seviyede yakalanma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bunun yanında sağlıklı, dayanıklı tohum, fidan ve hayvan kullanılmalıdır.
  • Toprağı koruyucu enerji tasarrufu sağlayan, çalışılan yerin koşullarına uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır.
  • Sentetik gübreler ve kimyasal ilaçlar, depoda koruyuculuğu arttıran ve hasattan sonra olgunlaşmayı teşvik eden sentetik kimyasallar, hormonlar ve büyüme düzenleyici maddeler yasaklanmıştır.
  • Organik tarım hiç ilaç ve gübre kullanmadan yapılan bir tarım şekli değildir. Üretimde bitki besin maddesi olarak ve hastalık kontrolünde kullanılabilecek ürünler yönetmelikte belirtilmiştir.
  • Yetiştirilen hayvan miktarı kullanılan tarımsal arazi büyüklüğüne uygun olmalıdır. Bir hektar için bir büyükbaş hayvan düşünülmelidir.
  • Tarımsal üretimde, verim ve kalite arasında ters bir orantı mevcuttur. Genel kural olarak ikisi arasında denge kurulmalıdır. Ancak ekolojik tarımda bu denge oluşturulurken verimdeki artış ile birlikte ürün kalitesindeki artış da ihmal edilmemelidir.
  • Ekolojik üretim yapan tarım işletmesinde başta petrol olmak üzere fosil yakıtlar ve diğer enerji kaynakları optimum verimi sağlayacak düzeyde azami tasarruf kuralına uyularak kullanılmalıdır. Mümkün olduğunca güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi doğal enerji kaynakları tercih edilmelidir.
  • Tarım işletmesi çok yönlü ve çekici bir şekilde düzenlenmelidir (peyzaj düzenlenmeleri, meyve bahçeleri vb.). Bu amaçla dinlendirici etkiye sahip bir mekânın kurulması, bunun muhafazası ve uzun süreli faydalı üretim esas alınmalıdır.
  • Ekolojik tarım işletmeleri gelişme olanakları bulunan üreticiye, çalışanlarına tatmin edici kazanç ve imkân sağlayabilen yeterlilikte olmalıdır. Ekolojik işletmede, işletme organizasyonu çok yönlü olduğu ve pazara farklı ürün çeşitleri sunulabildiğinden işletmecinin rizikosu azalmaktadır. Bunun yanında işletmede kullanılan enerji ve girdilerdeki azalma ekonomik avantaj sağlamaktadır.

organik tarım

Organik Tarımda Yasal Uygulamalar

1994 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan, “Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik” 18.12.1994 tarih ve 22145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde ise “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” gereğince hazırlanarak 11.07.2002 tarih ve 24812 sayılı Resmî Gazete’de “Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik” yayımlanmıştır. 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye dayanılarak çıkarılan bu yönetmelikte şu konular yer almaktadır:

  • Organik tarımın amaçları ve esasları
  • Organik tarım yöntemiyle üretim (bitkisel, hayvansal ve su ürünleri)
  • Organik ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması ve pazarlanması
  • Organik ürünlerin (katkı maddeleri yönünden) içeriği
  • Kontrol esasları
  • Sertifikasyon esasları
  • Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları
  • Kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarının çalışma esasları, çalışma izni ve yaptırımlar,
  • Komiteler (Organik Tarım Komitesi, Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi, Organik Tarım Ulusal Ticaret Komitesi, Organik Tarım Proje ve Araştırmalar Ulusal Komitesi)

Sözleşmeli Tarım

Sözleşmeli tarım veya sözleşmeli çiftçilik, tarımsal üretim yapan çiftçilerle bunların ürünlerini satın alacak özel veya tüzel kişiler arasında sözleşmeye dayalı bir üretim şeklini ifade etmektedir.

Sözleşme, üretici ile ürünleri alacak alıcılar arasında yapılır. Sözleşme gereği üretici, tarlasında alıcının talep ettiği ürünü yine talep ettiği miktarda yetiştirir. Alıcı ise üretilen ürünleri almayı taahhüt eder. Bazı sözleşmelerde giderlerin de bir kısmını kabul eden alıcılar olabilir.

organik sözleşmeli tarım

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, sözleşmeli tarımsal üretimin düzenlenmesi amacıyla bir tebliğ yayınlamıştır. 1 Ağustos 1998 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan “Sözleşmeli tarımsal ürün yetiştiriciliği ile ilgili usul ve esaslar? hakkında tebliğe göre aşağıda belirtilen hususların sözleşmede yer alması zorunludur.

  • Tarafların adı ve unvanı, faaliyet gösterdikleri ve ikamet ettikleri yerin açık adresi
  • Sözleşmeye konu ürünün cinsi, çeşidi, muhtemel teslim miktarı, teslim yeri, şekli ve zamanı, ürünün üretimi için kullanılacak yöntem veya yöntemlerle ilgili olarak hazırlanan ve ürünün yetiştirilmesi ile ilgili faaliyetlerin plan ve bilgileri, muhtemel hasat ve kesim tarihi tartım yeri ve nakliye ile ilgili temel hususlar, bu faaliyet ile işlemlerin sorumluluklarının ait olduğu özel ve tüzel kişilerin belirlenmesi
  • Üretimin yapılacağı yer, ürüne ait var ise “Türk Standartları Enstitüsü” standardı veya alıcı tarafından belirlenecek kalite normları, ürünün muhtemel satış fiyatı ile ürün bedelinin ödeme zamanı ve şekli, taksitli ödemelerde ödeme planına göre uygulanacak faiz oranları
  • Üretim faaliyetlerinin başlangıcından ürünün teslimine kadar olan dönemlerde, her ürün ve üretim faaliyetlerinin kendi özellikleri gereği olarak, üretimin her evresinde gerekli olacak ana madde, yardımcı madde, malzeme ve teçhizat gibi girdilerin, nakdi avansın veya işletme kredilerinin; birim fiyatı, tutarı, temin şekli, teslimi, ödeme şekli ve zamanı
  • Ürünün, sözleşme yürürlükte kaldığı süre içerisinde üçüncü kişilere satılamayacağı
  • Teslim edilecek ürünün sözleşmede yer alan normları dışında; ticari değerini etkileyecek herhangi bir şekilde hatalı, hileli, bozuk, çürük, hasta, başka ürünlerle karışık, deforme olmayacağı
  • Sözleşme ile belirlenen miktarın yalnızca alıcıya satılabileceği ve alıcının sözleşmeye uygun olarak belirtilen ürünü satın almak zorunda olduğu
  • Üretim yerlerinin, üretimin her safhasında, alıcı veya alıcı tarafından tayin edilen kimselerce kontrol yetkisinin bulunduğu
  • Üretici veya üreticinin resmen vekil tayin ettiği kişi veya kişilerin üretim süresince üretime nezaret etme zorunda olduğu
  • Üretimin yapılacağı yeri belgelemek için üretimin yapılacağı yere ait tapu senedi veya kira sözleşmesi ile kadastro planı veya çaplı tasarruf belgesinin yoksa alıcının kabul edeceği bir belgenin bir örneğinin sözleşmeye ekli olması
  • Ürünün, sözleşmede gösterilen üretim yeri dışındaki bir yerde üretilmiş ürünlerle karıştırılamayacağı
  • Alıcı tarafından sözleşme karşılığı yapılan üretim faaliyetleri ile ilgili her türlü girdi ve nakdi avansın bu sözleşmeli üretimin yapılacağı yerin dışında kullanılamayacağı
  • Don, kuraklık, deprem, sel, kasırga gibi doğal afetlerin ilgili resmî makamlardan alınacak raporlar ile belgelendirilmesi hâlinde ise üreticiden tazminat talep edemeyeceği, grev, lokavt işletmede meydana gelen önemli teknik arıza veya iflasın ilgili resmî kuruluş raporu ile belgelendirilmesi hâlinde ise üreticinin, alıcıdan tazminat talep edemeyeceği
  • Üretimden teslime kadar olan tüm safhalar için kabul edilebilir toplam fire miktarının belirtileceği
  • Üretimin ekolojik tarım esaslarına veya entegre mücadele programlarına uygun olarak yapılıp yapılamayacağı
  • Sözleşmenin noterde yapılması durumunda noter masraflarının alıcı tarafından ödeneceği
  • Bitkisel üretimin, tarım müdürlüklerince önerilen münavebe planına uygun olarak, hayvansal ve su ürünleri üretiminin bakanlıkça belirlenen esaslara göre yapılacağı
  • Ürün kalitesinin belirlenmesi için numunenin, hangi esaslara göre alınacağı
  • Sözleşmede yer alan taahhütlerden herhangi birisine uyulmaması hâlinde taraflarca hangi mahkemelerin ve icra müdürlüklerinin yetkili olarak kabul edildiği

organik tarım

Taraflar, yukarıda belirtilen genel hükümlere aykırı olmayacak şekilde sözleşmeye özel hükümler koyabilirler. Bu genel hükümlere aykırı hükümler geçersizdir.

Ürünün, ödemeye esas fiyatı, üretici ve alıcı arasında serbest piyasa prensipleri çerçevesinde yapılacak anlaşmaya göre belirlenir.

#AdsenseReklamkodu

Organik Tarımda Kontrol ve Sertifikasyon

Bilindiği gibi organik tarım kontrollü ve sertifikaya bağlı bir üretim faaliyetidir. Ülkemizde organik tarım faaliyetlerinin kontrol ve sertifikasyon işlemleri, yönetmeliğin 11. maddesi uyarınca Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetki almış özel kuruluşlar tarafından yapılmaktadır.

Organik tarım da kontrol, üretimin başından sonuna kadar muntazam kayıtlar tutma, üretim sürecini gözlem altına alma, gözlem sonuçlarını rapor etme, ürünün organik niteliğini laboratuvar analizleri ile test etme ve denetleme şeklinde sağlanmaktadır.

organik tarım

Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları, kayıtları ve gözlemleri içermektedir. İşletme kontrol raporları aşağıdaki bilgileri içerir:

  • Ürünün depoya giriş, çıkış raporları
  • Organik ürünlerin diğer ürünlerden belirgin şekilde ayrılma raporları
  • Organik ürünlerin diğer ürünlerden ayrı bir şekilde işlenme raporları
  • Örneklerin alımı ve analizlerin yapılması ile ilgili raporlar
  • Üretim aşamalarının şematik ve rakamsal raporları
  • Ambalajlama yapılan yer ve ambalajlama malzemesi raporları
  • Ürün sevkiyat raporları
  • Tesisin temizliğinde kullanılan malzemelerin cinsi

Bütün kontrol yöntemlerini uygulayarak elde edilen organik ürünün geldiği aşamanın belgelendirilmesine sertifikasyon süreci denir. Hammadde hâlindeki organik ürüne “Organik Ürün Hammadde Sertifikası?, işlenmiş ürüne “Organik İşlenmiş Ürün Sertifikası? verilir.