16.05.2020 / Deneme / Genel

“Hiçbir süs ve makyaj bir kadını analık sevgisi gibi güzelleştiremez.” Emile Zola

Annelik; bebek dünyaya getirmeye karar verdiğimizde başlayan ve yaşamımızın sonuna kadar hiç bitmeyen bir sevgiyle evladımızı sarıp sarmalayarak devam eden bir yaşam koridorudur. Allah’ın canlılara doğarken verdiği kutsal bir sevgi ve içgüdüdür.

Dünyada hissedebileceğimiz en büyük aşklardan biridir, en önemlisi de beklentisiz sevgidir evlatla anne arasındaki büyük bağlılık. Öyle bir bağlılık ki hamileyken günlerce bulantılar çekip, uyuklayıp,  ayakların şiştiği için terlik bile giyememenin gözünde olmadığı, bebeğinin doğacağı günü heyecanla beklemektir. Doğar doğmaz parmağını sıkıca kavrayışı, gözlerinin içine bakışının her şeyi unutturmasıdır. 

Annelik doyurmak için süt kanalları tıkanıp ateşler içinde kalsan da yine de bebeğini doyurma güdüsüdür. Yavaş yavaş büyümeye başladığında köy yaşantısındaysan gözünden sakındığın için sırtına bağlayıp tarlada çalışmak, şanslı isen büyüdüğü her anı gözünden kaçırmamak için çok sevdiğin işine ara vermektir. Çalışmak zorunda isen ya bir bakıcı, ya bir kreş, ya da aile fertlerinden birine bırakarak akşam mesai bitimini dört gözle beklemektir. Evladını görebilmek için, ne kadar eve çabuk varabilirsen o kadar mutlu olmaktır. Hastalandığında sabahlara kadar uyku nedir aklına gelmeden başında beklemek, ağladığında her türlü komikliği yapıp güldürmektir.

Ergenliği gelir çatar, evladın daha özgür, daha hırçın dönemlerinde “Acaba arkadaş mı olayım baskın bir anne mi ?” diye aile büyüklerine danışmak, yazılmış kitapları araştırıp okumak bu dönemi atlatmasına yardımcı olabilmeye çalışmak, yol gösterici olmaktır.

Sonra eğitim hayatı biter, meslek seçer, belki evlenir. Annelik, gözümüzde ki bebek hiç büyümemiş gibi hala merak etmektir. “Acaba düzenli besleniyor mu, işinde bir sorunu var mı, eşiyle mutlu mu, bugün neden aramadı, hasta mı ya da bir sorun mu var acaba?” sorularını sormaktır.

Anne her derdimizi paylaşabileceğimiz, samimiyeti, hoşgörülü tavırları, acımızı ve sevincimizi paylaştığını bizimle yaşadığını hissettiren,  her daim dayanak olan yegâne varlığımızdır, yemez yedirir, giymez giydirir çünkü önceliği evladıdır.

Annelerimize sevgimizi göstermek, hayatı paylaşmak yaşantımızın her döneminde güzel geri dönüşlerini tattığımız bir mutluluktur.