01.05.2022 / Deneme

Bir şeyin kusursuz olması nasıl mümkün olur?

Kusur, beklentilerimizi karşılamamıza engel olan şey demektir.

Kusursuzluk ise beklentileri ve istenen amacı tam karşılayan şeylerde olur. Her ne kadar bazı şeyler, kısa bir süreliğine de olsa, bize mükemmel gibi gözükse de insanların büyük bir çoğunluğuna göre istenen amaçların tam olarak ve kalıcı bir biçimde karşılanması mümkün olmadığı için ‘kusursuzluk’ gerçek dışı kabul edilir.

Bu durum, insanlar arasındaki beklenti uyuşmazlığı yahut algısal farklılıkların bir sonucudur. Burada bakış açıları, inançlar ve görecelilik devreye girer.

Tanrının yarattığı bir evrenden bahsedildiğinde, bu evrenin kusursuz olması kaçınılmazdır. Mükemmelliği sağlayan şey, bizzat kusurların kendisi olur. (İnançlıların temel görevi, olan bitenin ardında yatan hikmetleri anlamaya çalışarak hareket edebilmektir.)

Çünkü tüm inanışlarda Tanrı’nın bir amacı vardır. Kusur olarak görebileceğimiz şeyleri amaca uygun olarak, tam da olması gerektiği şekilde var edebilen ve bunu döngüsel olarak devam ettirebilendir.

Elbette bu bir inanç işidir. Hayata bakmayı tercih ettiğimiz bir penceredir.

Bu tanımlamaları sağlıklı oluşturamayan insanlar, Tanrı'da bile kusur aramayı tercih ederek çözmeyi denerler şahsi paradokslarını.

Doğaya ve içindeki canlılara kötü davranılan, çocukların aç kaldığı ve acımasızca ölüme terk edildiği bir dünya, agnostik zihinler için bir kusura dönüşebilir.

Tanrı’nın kurduğu sistemi, kendi hata ve kusurlarımızın yol açtığı felaketler üzerinden eleştirmek ve hayat süremizce yaşamamız muhtemel tüm olumsuzlukları, Tanrı’nın bir kusuruymuş gibi algılamak ve belki bu yüzden inançsızlığı tercih etmek bizi yalnızca zihinsel kaosa sürükler.