07.07.2022 / Deneme / Genel

Homelander, sen nelere kadirsin!

The Boys üçüncü sezonda tam gaz “das kapital” uğruna ne iğrençlikler yapılabileceğinin sınırlarını zorluyor. Namı-ı diğer Homelander (Türkçesiyle Yurtsever) Amerikan bayraklı pelerini, mavi gözleri, sarı saçlarıyla totaliter, despot, monarşik, psikopat, sosyopat vb. aklınıza ne gelirse bünyesinde toplamış bir süper karakter. İşte bu, derken karşınıza kim çıkıyor dersiniz?

Soldier boy: Asker çocuk

Aslında dizi konusu itibariyle yetişkinlerin dünyasında geçiyorsa da “boys” ismiyle müsemma karakterlerimiz -senarist tarafından böyle işlendiğini düşünüyorum- gerçekten ergen birer çocuklar.

Biraz geçmişe gidiyoruz. Hani derlerdi ya Amerikan bütçesinin %80’i Hollywood’a gidiyor. Pazarlama ürünü olan süperlerimizin de bir önceki nesilleri varmış. İkinci dünya savaşına katılan, Vietnam’da kök söktüren, peh peh… İlk süper olarak karşımıza çıkan Asker çocuğun eline, Homelander’ı bir tarafa bırak dünyanın bütün şarlatanları, küstahları, acımasızları bile su dökemez. Bizim Yurtseverin düşmanları da Asker çocuğu bilin bakalım nerede buluyorlar? Neyse spoiler vermeyeyim. Öldüğü düşünülen asker çocuk bir şekilde bulunup Homelander’ın karşısına çıkarılıyor. Eee mantıklı olan da bu tabii ki bir mükemmel süperi bir başka mükemmel süper yok edebilir. Fakat son bölümde gördüğümüz ‘beterlerden beterini beğenin Eeeeey iyiler’ der gibiydi.

Asker çocuğun o zaman ki medya danışmanının cümleleri aslında büyük bir yalanın içinde olduklarını söylüyor. 40’ların maço erkeksi tavırlarıyla sınır tanımayan Asker çocuk iddia ettiği bütün kahramanlıkların hiçbirisini doğru düzgün yerine getirmemiş ama öyle gösterilmiş. Hatta buna kendisi bile inanmış. Eh inanır tabi sonuçta çocuk bunlar!

Bir çocuğu düşünün 3-4 yaşlarında ne isterse yerine getirilecektir. Yoksa sinir patlamaları, ağlamalar kırmalar dökmeler başlar. Eğer Homelander ağlaya ağlaya istediğini yaptırıyorsa Asker çocukta patlayarak, çatlayarak istediğini yapıyor. Acaba kimi temsil ediyorlar? Bakın yine spoiler vermiyorum.

Neyse ilk yazıda bahsettiğim ikinci madde gereği demokrasinin ışığını görmekten ziyade Homelander’ın gözlerinden çıkan yok edici lazer ışıklarını görmekteyiz. Dört bölüm kaldı. Nasıl ve nereye bağlayacaklar gerçekten merak ediyorum.

 

*The End başlıklı, final sezonunu değerlendirdiğim yazımı okumak için görsele tıklayınız.

the end yazısı