Enerjinin Korunumu

7.12.2019 / Deneme

Dünyayı yiyip bitirdiğimizde elimize ne mi geçecek? Çok basit. Dünyayı yiyip bitirmiş olmanın hazzı elbette.

Enerjinin Korunumu

Uzay ve içinde bulunanlarla ilgili çeşitli açıklamalara sahibiz. Bu açıklamalar, bizde bazı öngörüler oluştururlar. Yaşamla ilgili, sosyoloji ile ilgili, ekonomiler, göçler, savaşlar ve barışlar ile ilgili sayısız öngörüler geliştiririz.

Kadim topluluklardan beri, ölüm ve ötesine dair, gerek dinî bilgiler, gerek gözlemler sonucunda çeşitli inançlar ve fikirler geliştirilmiş; ölüm ve ötesi birçok tartışmaya konu edilmiştir. Bazıları ise ölüme çareler aramış, sonsuzluk iksirleri ile ilgili masallar yazılmış; şiirlere, şarkılara ölümsüzlüğü aşk ile bağdaştıran satırlar eklenmiştir.

ölüm ve ötesi

Günümüzde fantastik ögeler ve bazen de biraz bilim kurgu ile süslenen birçok filmde, yine aynı inançların, fikirlerin ve sonsuzluk tartışmalarının yansımalarını, direkt veya dolaylı şekillerde görmekteyiz.

Bilim bize, hiçbir şeyin gerçekte yok olmadığını, sürekli olarak hal ve şekil değiştiren varlıklar dünyasında yaşadığımızı anlatmakta, buna da enerjinin korunumu adını vermektedir.

enerjinin korunumu

Bizler sahip olduğumuz şeylerin yok olup gitmesinden, ironik bir şekilde, ölesiye korkarken; kendi ölümümüze her saniye biraz daha yaklaşmakta ve kaybetmekten korktuğumuz her şeyden ayrılacağımız ölüm günümüzü, istemsizce beklemekteyiz.

İster bir şeylere dönüşelim, ister hal değiştirmiş olalım, ölümün soğuk yüzüyle karşılaştığımızda artık bu dünyadaki varlığımızı oluşturan hiçbir şey kalmayacak geriye.

ölümün soğuk yüzü

Haydi, öngörülerimizin en değerlilerini koyalım şimdi, masanın üzerine. Yönlendirdiğimiz toplumları, ekonomilerini, oluşturduğumuz sektörleri, sebep olduğumuz göçleri, elimizdekinden daha fazlasına sahip olmak için tahrip ettiğimiz doğayı ve tabi ki kariyerimizi ve kişisel gelişimimizi de koyalım.

Ölmemek için, öldürdüklerimizi de.

Gerçek amacına vakıf olamadığımız nefes alış verişlerimiz arasında; yaşamın, bilimin ve diğer tüm şeylerin önemsizleştiği, bir kırılma noktası da öngörebiliriz artık.