25.02.2022 / Genel / Din

Gördüğümüz rüyaların özel bir anlamı var mıdır?

Bazıları hatırlanmasa bile her insanın rüya gördüğü kabul edilen bir şeydir. Kimi zaman huzur veren tarzda, kimi zaman da korkunç bir şekilde uyanmamıza neden olan türde gördüğümüz tüm bu rüyaların bilinçaltımızın bir yansıması olabileceği düşünülmektedir.

Her ne kadar bilimsel verilerle tam olarak açıklanamasa da insanların uyku halindeyken beyin faaliyetlerinin gözlenmesi sonucunda en uzun rüyanın yaklaşık olarak 7 saniye kadar sürdüğü varsayılmaktadır.

Saniyeler içerisinde gerçekleştiği varsayılan ve beynin limbik bölgedesindeki basit bir elektriklenme olarak nitelenebilen bu konu; insanlık tarihinde önemli bir yer edinebilmiş, çeşitli kehanetlere, mistik olaylara ve kutsal metinlere konu olagelmiştir.

Çok eski kültürlerden bu yana rüya yorumculuğuna büyük önem verilmiş ve dinî metinlerde, seçilmiş kişilerin rüya aracılığıyla yaratıcı ile iletişim kurduğu ve yaratıcının rüya yoluyla bazen elçilerini bazen de kullarından dilediğini bir konu ile ilgili yönlendirdiği anlatılmaktadır. Mahiyeti tam olarak bilinmeyen ve yaşanan olayların bir kısmının aktarıldığı bu örneklerin hangi hikmete işaret ettiği de çözülebilmiş değildir.

Rüyaların yorumlanmasıyla ilgili Kur’an’da Yusuf Suresi’nin ön plana çıktığı görülmektedir. Birçok inanç sahibi, anlatılan kıssadan, Yusuf aleyhisselama rüya tabiri yeteneğinin verildiği sonucunu çıkarttığını görebiliriz. Bunun bir yansıması olarak piyasada pek çok rüya tabiri kitabının satılıyor olması kaçınılmazdır. Dini bir konu, her zaman iyi bir ekonomik unsur olagelmiştir.

Kıssanın ilgili kısmına kısaca göz atalım.

Yusuf suresi 4. ayetin mealine bakıldığında;

Bir gün Yûsuf, babasına demişti ki: “Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederlerken gördüm."

şeklinde bir çeviriye rastlanmaktadır.

Oysa ki ayetin Arapçası'nda "rüyamda" şeklinde bir sözcük bulunmamaktadır. (Bu ayetteki asıl ifade "muhakkak ben gördüm" şeklinde çevrilebilir)

Yusuf suresi 5. ayette geçen ru'yeeke ifadesi Yusuf'un rüyası şeklinde anlaşıldığı için bir sorun yok gibi gözükmekte ve günümüz rüya tabirciliğine kapı aralanmaktadır.

Halbuki ru'yee kelimesi Türkçe'ye "rey" (oy, görüş, fikir) olarak da çevrilebilir. Böylece Yusuf aleyhisselamın ileri görüşlülüğü ve "olayların yorumu" (te'vilil ehaadiis) ile ilgili kabiliyeti söz konusu olabilecektir.

Saffat Suresi 102. ayette, Hz. İbrahim'in gördüğü şeyle ilgili kullanılan "uykuda" (fil meneemi) ifadesi Yusuf Suresi'nin hiçbir ayetinde bulunmamaktadır.

Özetleyecek olursak, insan bir yanıyla maddesi ve bir yanıyla da açıklanamayan manevi ilintileri bulunan kompleks bir varlıktır. Metafiziksel varlığımızın hayali koridorlarında dolaşmak ve ruhumuzu tatmin etmeyi denemek vazgeçemeyeceğimiz bir alışkanlığımızdır. Ama çözemediğimiz konulara yüklediğimiz öznel anlamlar ve yanlış çıkarımlar bizi hem inançsal hem de bilimsel yanılgılara sürüklerler.

Bir şeyin hoş bir hobi olması ayrı, tüm yaşamı o hobi üzerinden kurgulamak ayrı bir iştir. Bütüncül konuların ve yalın gerçeklerin büsbütün bırakılıp mistik, ezoterik, tahminlere dayalı bilgilerin peşinden koşturarak geçirilen bir ömür fakir zihinlerin işidir.